<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Nükleer Kaçınılmaz Cehalet Seçenek Değil yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil</link>
	<description>Aktif, Dinamik, Heyecanlı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Feb 2013 07:09:56 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: Yeşil Enerji Evrimi &#124; Süper Aktif		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-31486</link>

		<dc:creator><![CDATA[Yeşil Enerji Evrimi &#124; Süper Aktif]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2013 07:09:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-31486</guid>

					<description><![CDATA[[...] bir şekilde çokça konuşulduğu bir dönemde bir arkadaş sohbeti sonrası konuştuklarımı Nükleer Kaçınılmaz Cehalet Seçenek Değil adlı yazımda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[&#8230;] bir şekilde çokça konuşulduğu bir dönemde bir arkadaş sohbeti sonrası konuştuklarımı Nükleer Kaçınılmaz Cehalet Seçenek Değil adlı yazımda [&#8230;]</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Murat Zaralı		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-10877</link>

		<dc:creator><![CDATA[Murat Zaralı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 14:49:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-10877</guid>

					<description><![CDATA[Aslında HES&#039;ler konusunda da bazı endişelerim yok değil :( onlara da maalesef sizin baktığınız gibi para ülkede kalacak gözüyle bakamıyorum bu konuda sitede iki adet yazım var;

&lt;a href=&quot;https://www.superaktif.net/kitap/nehirler-kuruyunca&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;Nehirler Kuruyunca&lt;/a&gt;
&lt;a href=&quot;https://www.superaktif.net/hayat/vermeyoz&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;Vermeyoz!&lt;/a&gt;

Bunlara da bakıp konuyla ilgili ve bilgili biri olarak yorumlarınızı iletirseniz çok sevinirim.

Zira bizler konuya ilgili ama bilgisiz kişiler olarak okuduklarımızı geçmiş deneyim ve birikimlerimizle harmanlayarak yorumlamaya ve bu konulara aklımızın erdiğince dikkat çekmeye çalışıyoruz.

Bizimkisi; sizin gibi bilgili kişilerin dikkatini çekip düşünmeye sevketmekten öte bir uğraş değil aslında. Bizimkisi; çözüm üreticilerin, sadece parayı veren yada yönetimi elinde tutanların isteklerine değil tüm halkı (bugün yaşan ve gelecekte yaşayacak olan) kucaklayacak çözümler ürettiklerinden emin olmaya çalışma çabası. 

Sizinde çocuğunuz varmı bilmiyorum ama ben bir çocuk babası olarak olaylara harcanan yada cepte kalan milyar dolarlar olarak bakamıyorum bir süredir, çocuğum benim gibi ağaca tırmanıp erik kopartsın, gölde patates filesiyle balık tutsun, gelincik tarlalarının içinde koşsun, ceviz ağıcına salıncak kursun diye düşünen romantiklerdenim :(

O yüzden çocuklara savurgan olmamayı aşılamak konusunda ki sözünüze %500 katılıyorum ama gün gelirde çocuğum bana &quot;Baba bana savurganlık günah diye öğrettin ama sen ve senin neslin bu ülkenin bu kadar güzelliğini nasıl oldu da böyle har vurup harman savurdu&quot; diye sorarsa ne cevap vereceğim diye düşünmeden de edemiyorum!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında HES&#8217;ler konusunda da bazı endişelerim yok değil :( onlara da maalesef sizin baktığınız gibi para ülkede kalacak gözüyle bakamıyorum bu konuda sitede iki adet yazım var;</p>
<p><a href="https://www.superaktif.net/kitap/nehirler-kuruyunca" rel="nofollow">Nehirler Kuruyunca</a><br />
<a href="https://www.superaktif.net/hayat/vermeyoz" rel="nofollow">Vermeyoz!</a></p>
<p>Bunlara da bakıp konuyla ilgili ve bilgili biri olarak yorumlarınızı iletirseniz çok sevinirim.</p>
<p>Zira bizler konuya ilgili ama bilgisiz kişiler olarak okuduklarımızı geçmiş deneyim ve birikimlerimizle harmanlayarak yorumlamaya ve bu konulara aklımızın erdiğince dikkat çekmeye çalışıyoruz.</p>
<p>Bizimkisi; sizin gibi bilgili kişilerin dikkatini çekip düşünmeye sevketmekten öte bir uğraş değil aslında. Bizimkisi; çözüm üreticilerin, sadece parayı veren yada yönetimi elinde tutanların isteklerine değil tüm halkı (bugün yaşan ve gelecekte yaşayacak olan) kucaklayacak çözümler ürettiklerinden emin olmaya çalışma çabası. </p>
<p>Sizinde çocuğunuz varmı bilmiyorum ama ben bir çocuk babası olarak olaylara harcanan yada cepte kalan milyar dolarlar olarak bakamıyorum bir süredir, çocuğum benim gibi ağaca tırmanıp erik kopartsın, gölde patates filesiyle balık tutsun, gelincik tarlalarının içinde koşsun, ceviz ağıcına salıncak kursun diye düşünen romantiklerdenim :(</p>
<p>O yüzden çocuklara savurgan olmamayı aşılamak konusunda ki sözünüze %500 katılıyorum ama gün gelirde çocuğum bana &#8220;Baba bana savurganlık günah diye öğrettin ama sen ve senin neslin bu ülkenin bu kadar güzelliğini nasıl oldu da böyle har vurup harman savurdu&#8221; diye sorarsa ne cevap vereceğim diye düşünmeden de edemiyorum!</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: erkan demirkan		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-10875</link>

		<dc:creator><![CDATA[erkan demirkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 13:02:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-10875</guid>

					<description><![CDATA[sizin bu konularda bilgi sahibi olduğunuza eminim,benim bazen sitemim,rahmetli uğur mumcunun güzel sözüyle örtüşüyor(bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)kimse eleştirirken şuna yapsak bunları yapsak iyi olur demiyor,türkiye 5 yıl içinde hes projelerini bitirecek ve 40-50 milyar dolar arasında para ülkemizde kalacak,bende istemem kimse nükleer olsun istemez ama dışa bağımlı olmak malesef bu duruma sürüklüyor,batmakta olan bulgaristandan elektriğin %30 karşılıyoruz bundan önceki koalisyon hükümeti döneminde iran ile yapılan doğalgaz anlaşması tam bir vatana ihanettir.25-30 yıllık anlaşmada kullanmadığın gazın parasını ödemek zorundasın ve dünyanın en pahalı gazını alıyoruz,şuan sizinle bazı bilgileri paylaşayım,tuz gölünün altına doğalgaz depolama tesisleri yapılmakta yani kullanmadığımız gazı buralarda depolayacağız,tpo türk petrol ortaklığı hergün yeni kuyu açıyor önümüzdeki 5 yıl içeirisnde doğalgaz ve petrolde bölgede söz sahibi olacağız buna inanın,birde bizlere görev düşüyor savurganlık çok günahtır bunu çocuklara aşılamak lazım,şuan sadece tüketim yapıyoruz,almanya vatandaşları 10 avrupa ülkesi kadar bankada birikim yapmış,]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sizin bu konularda bilgi sahibi olduğunuza eminim,benim bazen sitemim,rahmetli uğur mumcunun güzel sözüyle örtüşüyor(bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)kimse eleştirirken şuna yapsak bunları yapsak iyi olur demiyor,türkiye 5 yıl içinde hes projelerini bitirecek ve 40-50 milyar dolar arasında para ülkemizde kalacak,bende istemem kimse nükleer olsun istemez ama dışa bağımlı olmak malesef bu duruma sürüklüyor,batmakta olan bulgaristandan elektriğin %30 karşılıyoruz bundan önceki koalisyon hükümeti döneminde iran ile yapılan doğalgaz anlaşması tam bir vatana ihanettir.25-30 yıllık anlaşmada kullanmadığın gazın parasını ödemek zorundasın ve dünyanın en pahalı gazını alıyoruz,şuan sizinle bazı bilgileri paylaşayım,tuz gölünün altına doğalgaz depolama tesisleri yapılmakta yani kullanmadığımız gazı buralarda depolayacağız,tpo türk petrol ortaklığı hergün yeni kuyu açıyor önümüzdeki 5 yıl içeirisnde doğalgaz ve petrolde bölgede söz sahibi olacağız buna inanın,birde bizlere görev düşüyor savurganlık çok günahtır bunu çocuklara aşılamak lazım,şuan sadece tüketim yapıyoruz,almanya vatandaşları 10 avrupa ülkesi kadar bankada birikim yapmış,</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Murat Zaralı		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-10874</link>

		<dc:creator><![CDATA[Murat Zaralı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 11:34:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-10874</guid>

					<description><![CDATA[Erkan bey merhaba,

Değerli yorumunuz için çok teşekkürler.

Ben konu hakkında uzman değilim bu nedenle de konuyla ilgili tespitler yerine, konuya dikkatleri çekerek bilen insanları konuşturmaya özendirecek bir yazı yazmaya özen gösterdim ki sizin gibi konu hakkında araştırma yapan birinin yorumlarını alabildiysek bence yazı başarıya ulaşmış demektir ;)

Bunu yaparken de biraz provakatif olmuş olabilirim :)

Benim cevabını aradığım sorulardan en önemlisi; 1970&#039;te Amerika ne oldu da yapımı devam edenler dahil tüm nükleer yatırımlarını bıçakla keser gibi kesti &lt;a href=&quot;http://en.wikipedia.org/wiki/Nuclear_power_in_the_United_States#cite_note-A_Comeback_for_Nuclear_Power-1&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt; ve kömür gibi çok kirli bir yakıtı en temel enerji üretimi olarak kullanıyor? (Sırf google&#039;ın data centerlarının enerji ihtiyacı bazı 3. dünya ülkelerinin enerji ihtiyacından fazla o yüzden lütfen bana Amerika&#039;nın enerji ihtiyacı gelişmekte olan ülkelere göre daha az artış gösteriyor falan demeyin.)

Bakınız - olay ironik biraz gerçi :) - Çin&#039;in Tütün Tekel&#039;i durumundaki firma yeni binasında Rüzgar Türbinleri ve Güneş Enerji Panelleri kullanarak binanın kendi kendine yetebilmesi için çalışıyorlar.

Demem o ki olaylara Türk tezcanlığıyla kısa vadeli hesaplarla değil, uzun vadeli yaklaşımlarla aklı selim yaklaşmak gerekir.

Ev yeterince ısınmadığında, dışa bağlı olup kömüre para vermeyelim diyerek oturma odasındaki koltukları yakarsak oturmamız gerektiğinde ev ev olmaktan çıkmış olabilir. O yüzden aklı selim yaklaşım daha uzun vadeli ve yatırım da gerektirse, daha verimli bir ısıtma sistemi kurup, binaya ısı yalıtımı yapmak olacaktır belki de. Ne dersiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkan bey merhaba,</p>
<p>Değerli yorumunuz için çok teşekkürler.</p>
<p>Ben konu hakkında uzman değilim bu nedenle de konuyla ilgili tespitler yerine, konuya dikkatleri çekerek bilen insanları konuşturmaya özendirecek bir yazı yazmaya özen gösterdim ki sizin gibi konu hakkında araştırma yapan birinin yorumlarını alabildiysek bence yazı başarıya ulaşmış demektir ;)</p>
<p>Bunu yaparken de biraz provakatif olmuş olabilirim :)</p>
<p>Benim cevabını aradığım sorulardan en önemlisi; 1970&#8217;te Amerika ne oldu da yapımı devam edenler dahil tüm nükleer yatırımlarını bıçakla keser gibi kesti <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nuclear_power_in_the_United_States#cite_note-A_Comeback_for_Nuclear_Power-1" rel="nofollow">[1]</a> ve kömür gibi çok kirli bir yakıtı en temel enerji üretimi olarak kullanıyor? (Sırf google&#8217;ın data centerlarının enerji ihtiyacı bazı 3. dünya ülkelerinin enerji ihtiyacından fazla o yüzden lütfen bana Amerika&#8217;nın enerji ihtiyacı gelişmekte olan ülkelere göre daha az artış gösteriyor falan demeyin.)</p>
<p>Bakınız &#8211; olay ironik biraz gerçi :) &#8211; Çin&#8217;in Tütün Tekel&#8217;i durumundaki firma yeni binasında Rüzgar Türbinleri ve Güneş Enerji Panelleri kullanarak binanın kendi kendine yetebilmesi için çalışıyorlar.</p>
<p>Demem o ki olaylara Türk tezcanlığıyla kısa vadeli hesaplarla değil, uzun vadeli yaklaşımlarla aklı selim yaklaşmak gerekir.</p>
<p>Ev yeterince ısınmadığında, dışa bağlı olup kömüre para vermeyelim diyerek oturma odasındaki koltukları yakarsak oturmamız gerektiğinde ev ev olmaktan çıkmış olabilir. O yüzden aklı selim yaklaşım daha uzun vadeli ve yatırım da gerektirse, daha verimli bir ısıtma sistemi kurup, binaya ısı yalıtımı yapmak olacaktır belki de. Ne dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: erkan demirkan		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-10871</link>

		<dc:creator><![CDATA[erkan demirkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 07:27:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-10871</guid>

					<description><![CDATA[sayın murat bey,ben enerji konusunda 2 yıldır araştırma yapıyorum edindiğim bilgi çerçevesinde azda olsa size bilgi vereyim. türkiye enerji ihtiyacının % 87&#039;ni dışa bağımlı olarajk karşılıyor,ülkemizin bütün bölgelerine günej enerji sistemi ve rüzgar enerji sistemi kursak bile ihtiyacın %18&#039;i karşılıyor yani heslerle birlikte ancak %50 civarını karşılama şansımız var kalan % 50 dışa bağımlıyız,türkiye için nükleer enerji kaçınılmaz olduğunu bilim insanlırı doğruluyor,herkez eleştiri getiriyor yazılarında nükleer için, ama kimse çözüm üretmiyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sayın murat bey,ben enerji konusunda 2 yıldır araştırma yapıyorum edindiğim bilgi çerçevesinde azda olsa size bilgi vereyim. türkiye enerji ihtiyacının % 87&#8217;ni dışa bağımlı olarajk karşılıyor,ülkemizin bütün bölgelerine günej enerji sistemi ve rüzgar enerji sistemi kursak bile ihtiyacın %18&#8217;i karşılıyor yani heslerle birlikte ancak %50 civarını karşılama şansımız var kalan % 50 dışa bağımlıyız,türkiye için nükleer enerji kaçınılmaz olduğunu bilim insanlırı doğruluyor,herkez eleştiri getiriyor yazılarında nükleer için, ama kimse çözüm üretmiyor</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Super Aktif &#187; Blog &#187; Japonya Bu Sefer Kendi Kendine Atom Bombası Attı		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-1291</link>

		<dc:creator><![CDATA[Super Aktif &#187; Blog &#187; Japonya Bu Sefer Kendi Kendine Atom Bombası Attı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2011 08:42:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-1291</guid>

					<description><![CDATA[[...] Daha önce bu konuya uzun uzun yer vermiştik hatırlayacaksınız. (bkz. Nükleer Kaçınılmaz Cehalet Seçenek Değil) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[&#8230;] Daha önce bu konuya uzun uzun yer vermiştik hatırlayacaksınız. (bkz. Nükleer Kaçınılmaz Cehalet Seçenek Değil) [&#8230;]</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Murat Zaralı		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-64</link>

		<dc:creator><![CDATA[Murat Zaralı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 11:05:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-64</guid>

					<description><![CDATA[Kubilay bey merhaba,

Çok değerli yorumlar yapmışsınız.

Benim ki bir tespitten çok bir soruydu.

Başlığın agresif olmasının sebebi çevremde Nükleer kaçınılmaz diyen kişilerin bunu destekleyecek verilerle konuşmamasıydı.

Kafamda oluşan sorunun en büyük dayanak noktası ise 1970 li yıllardan bu yana Amerika&#039;nın (altını çiziyorum Amerika&#039;nın) nükleer santral yapmını durdurması ve 1975-1980 yıllarında yapımına başlanan yada proje halindeki 63 santrali iptal etmesiydi.

İhtiyaç yok demek ki diyorsunuz. Bu ülkelerde büyüme oranları %1 lerde diyorsunuz.

Ülkelerin ekonomik gelişiminin azalması ile enerji tüketiminin azalması arasında doğru bir orantı varmıdır bilemiyorum ama aşağıdaki sayfada enerji tüketiminin artışını bariz olarak görmek mümkün bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Energy_in_the_United_States buna rağmen nükleer enerji üretimleri dünya ortalamasının çok altında kalmış.

Ben açıkçası nükleere, kirli yada patlama tehlikesi olan bir enerji türü olarak gördüğüm için karşı değilim. 

Sizin de hissettiğiniz gibi benim de kanıtlayamayacağım gibi ki o nedenle şehir efsanesi tespitiniz çok yerinde olmuş, Amerika bir şekilde nükleer santrallerle ilgili bir tespitte bulundu fakat bunu dünyayla paylaşmadı. Bu bulgu onları bu yıllar içinde yeni santraller yapmaktan alıkoyuyor. Bu benim görüşüm, kanıtlanmadığı sürece de şehir efsanesi olmaya mahkum.

Siz olsanız hangini seçerdiniz diye sormuşsunuz.

Seçme şansımız olduğunu siz de düşünüyorsunuz demek ki :) Yok eğer nükleer kaçınılmazsa zaten seçim şansımız yok demektir. 

Ülke olarak bir enerji politikamızın olmaması benim bu soruyu gerçekçi bir şekilde cevaplamamı imkansız kılıyor. Böyle diyerek topu taça attığımı düşünebilirsiniz, ama ben birçok alanda Türkiye&#039;nin en büyük sorununun, geçmişe yönelik istatistiki bilgiden yoksun bir şekilde parmak hesabı yada duygusal tepkilere dayalı öngürülerle verilen kararlar olduğunu düşünüyorum. Ama eğer sizde mevcut istatistikler varsa, örneğin 15 yıl içinde kesintiler yaşanacağının nasıl hesaplandığına dair veriler paylaşırsanız sevinirim.

Ama bu dokümanda bkz. http://www.emo.org.tr/ekler/ac04853f8058f61_ek.doc enteresan tespitler var.

Enerjilerin üretim maaliyetlerinden ve dışa bağlılıktan bahsetmişsiniz.

Oysa ben Akkuyu&#039;da yapılacak santral ile ilgili detaylara hiç girmedim.

Ruslar bu santrali tamamen kendi kaynakları ve insan gücüyle yapacak, yani ülkeye gerek bir nükleer santral kurma gerekse işletme konusunda bir bilgi transferi olmayacak.

Rusya bu santrali devletin vereceği 15 yıl enerji satın alma garantisiyle kendi işletecek.

Peki soru şu: madem onlar işletecek ve biz onlardan satın alacağız, riski neden satın alıyoruz? Bunun direkt rusyadan elektrik satın almadan farkı nedir? İnsanlar şöylemi 

düşünüyor acaba; olası bir Rusya-Türkiye anlaşmazlığında Rusya bize elektrik vermeyi kesebilir ama santral burda olursa biz Ruslara ait olan santrale el koyup kendimiz işletebiliriz mi diyorlar?

Özet olarak;

Kısa vadeli çözümler yerine, ne yaptığımızın farkında olarak, ulasal bir enerji politikası çerçevesinde merkezinde yenilenebilir çevreci çözümlerin olduğu çalışmaların devlet, üniversite ve özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Not: Bu arada yapım yıllarına göre Amerikan Uçak Gemileri, uçak gemilerinin tahmini ömrü 50 yıl. http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_aircraft_carriers_of_the_United_States_Navy
aslında bu da ilginç bir nokta. Amerika nükleer denizaltı ve savaş gemileri yapıyor ama nükleer santral yapmıyor. Bu konuyu da ayrıca çok merak ediyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kubilay bey merhaba,</p>
<p>Çok değerli yorumlar yapmışsınız.</p>
<p>Benim ki bir tespitten çok bir soruydu.</p>
<p>Başlığın agresif olmasının sebebi çevremde Nükleer kaçınılmaz diyen kişilerin bunu destekleyecek verilerle konuşmamasıydı.</p>
<p>Kafamda oluşan sorunun en büyük dayanak noktası ise 1970 li yıllardan bu yana Amerika&#8217;nın (altını çiziyorum Amerika&#8217;nın) nükleer santral yapmını durdurması ve 1975-1980 yıllarında yapımına başlanan yada proje halindeki 63 santrali iptal etmesiydi.</p>
<p>İhtiyaç yok demek ki diyorsunuz. Bu ülkelerde büyüme oranları %1 lerde diyorsunuz.</p>
<p>Ülkelerin ekonomik gelişiminin azalması ile enerji tüketiminin azalması arasında doğru bir orantı varmıdır bilemiyorum ama aşağıdaki sayfada enerji tüketiminin artışını bariz olarak görmek mümkün bkz. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Energy_in_the_United_States" rel="nofollow ugc">http://en.wikipedia.org/wiki/Energy_in_the_United_States</a> buna rağmen nükleer enerji üretimleri dünya ortalamasının çok altında kalmış.</p>
<p>Ben açıkçası nükleere, kirli yada patlama tehlikesi olan bir enerji türü olarak gördüğüm için karşı değilim. </p>
<p>Sizin de hissettiğiniz gibi benim de kanıtlayamayacağım gibi ki o nedenle şehir efsanesi tespitiniz çok yerinde olmuş, Amerika bir şekilde nükleer santrallerle ilgili bir tespitte bulundu fakat bunu dünyayla paylaşmadı. Bu bulgu onları bu yıllar içinde yeni santraller yapmaktan alıkoyuyor. Bu benim görüşüm, kanıtlanmadığı sürece de şehir efsanesi olmaya mahkum.</p>
<p>Siz olsanız hangini seçerdiniz diye sormuşsunuz.</p>
<p>Seçme şansımız olduğunu siz de düşünüyorsunuz demek ki :) Yok eğer nükleer kaçınılmazsa zaten seçim şansımız yok demektir. </p>
<p>Ülke olarak bir enerji politikamızın olmaması benim bu soruyu gerçekçi bir şekilde cevaplamamı imkansız kılıyor. Böyle diyerek topu taça attığımı düşünebilirsiniz, ama ben birçok alanda Türkiye&#8217;nin en büyük sorununun, geçmişe yönelik istatistiki bilgiden yoksun bir şekilde parmak hesabı yada duygusal tepkilere dayalı öngürülerle verilen kararlar olduğunu düşünüyorum. Ama eğer sizde mevcut istatistikler varsa, örneğin 15 yıl içinde kesintiler yaşanacağının nasıl hesaplandığına dair veriler paylaşırsanız sevinirim.</p>
<p>Ama bu dokümanda bkz. <a href="http://www.emo.org.tr/ekler/ac04853f8058f61_ek.doc" rel="nofollow ugc">http://www.emo.org.tr/ekler/ac04853f8058f61_ek.doc</a> enteresan tespitler var.</p>
<p>Enerjilerin üretim maaliyetlerinden ve dışa bağlılıktan bahsetmişsiniz.</p>
<p>Oysa ben Akkuyu&#8217;da yapılacak santral ile ilgili detaylara hiç girmedim.</p>
<p>Ruslar bu santrali tamamen kendi kaynakları ve insan gücüyle yapacak, yani ülkeye gerek bir nükleer santral kurma gerekse işletme konusunda bir bilgi transferi olmayacak.</p>
<p>Rusya bu santrali devletin vereceği 15 yıl enerji satın alma garantisiyle kendi işletecek.</p>
<p>Peki soru şu: madem onlar işletecek ve biz onlardan satın alacağız, riski neden satın alıyoruz? Bunun direkt rusyadan elektrik satın almadan farkı nedir? İnsanlar şöylemi </p>
<p>düşünüyor acaba; olası bir Rusya-Türkiye anlaşmazlığında Rusya bize elektrik vermeyi kesebilir ama santral burda olursa biz Ruslara ait olan santrale el koyup kendimiz işletebiliriz mi diyorlar?</p>
<p>Özet olarak;</p>
<p>Kısa vadeli çözümler yerine, ne yaptığımızın farkında olarak, ulasal bir enerji politikası çerçevesinde merkezinde yenilenebilir çevreci çözümlerin olduğu çalışmaların devlet, üniversite ve özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyorum.</p>
<p>Not: Bu arada yapım yıllarına göre Amerikan Uçak Gemileri, uçak gemilerinin tahmini ömrü 50 yıl. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_aircraft_carriers_of_the_United_States_Navy" rel="nofollow ugc">http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_aircraft_carriers_of_the_United_States_Navy</a><br />
aslında bu da ilginç bir nokta. Amerika nükleer denizaltı ve savaş gemileri yapıyor ama nükleer santral yapmıyor. Bu konuyu da ayrıca çok merak ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Kubilay İslamoğlu		</title>
		<link>https://www.superaktif.net/gundem/nukleer-kacinilmaz-cehalet-secenek-degil#comment-58</link>

		<dc:creator><![CDATA[Kubilay İslamoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 15:31:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.superaktif.net/?p=338#comment-58</guid>

					<description><![CDATA[Facebook kullanmıyorum ama sizin yazdıklarınızı kontrol ettim.
Sanırım sizin tanımınızla cahilim çünkü bende nükleer santral kaçınılmaz diyenlerdenim.
 Türkiye&#039;nin enerji açığı olduğunu söylememe gerek yok sanrım. Enerji sektörü ile bu kadar alakalı olduğunuza göre bunu biliyorsunuz sanırım. Bu açık kapatılmak amacıyla enerji sektörüne birçok firma çeşitli yatırımlar yapmaktadır.
Nükleer santrallerle ilgili olarak size şunu sormak isterim sizde kendinize sorarsanız iyi edersiniz. G20 ülkeleri AB ve Eski SSCB ülkelerinin dışında neden hiç bir ülkede nükleer santral yok. Pardon Pakistan’ı atlamışım.( Orda neden kurulduğunu merak ederseniz mesaj atın lütfen). Sizin verilerinizle sorarsak dünya üzerinde kurulu olan Nükleer santrallerin neden 312 tanesi G8 ülkelerinde? 
Nükleer santral’e alternatif olarak sunduğunuz bir fikriniz var mı? Türkiye’nin ve dünyanın birçok ülkesinin başka ya da daha ucuz bir ihtimali var mı? Aşağıladığınız Asya ülkelerinin nükleer santral yapmalarının sebebi yıllık ortalama %10 büyümeleri olabilir mi? Yücelttiğiniz AB ve ABD’nin yıllık maksimum %1 büyüdüğünü biliyor musunuz? Türkiye’de 2002 yılından beri sürekli büyüdüğünü bu yüzden yeni enerji politikaları üretmek zorunda olduğunu yoksa 2015 yılında zorunlu olarak elektrik kesinti yapması gerekmektedir. Böyle bir şey olmaması için nükleer enerji bir seçenek değil bir zorunluluktur. Doğal dönüşüm santrali yapabiliriz. Siz sorumlu olsanız hangisini yapardınız? Sizde cevaben mutlaka diyeceksiniz ki rüzgâr, güneş, baraj vs buyurun beraber inceleyelim.
Ama ondan önce kafanızdaki bazı şehir efsanelerinden kurtulmanız gerek kafanızda ön yargı varsa ya da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi iseniz mutlaka nükleer enerjiye karşı çıkacaksınız.
Nükleer Enerji en güvenilir ve en çevreci enerjidir: Bugüne kadar Çernobil harici bir kaza olmamıştır. Bu kaza değil başarısız bir deneydi aslında. Daha ayrıntılı incelerseniz göreceksiniz. Bu dünyanın en güvenli ulaşım şeklinin uçak ile ulaşım gibi olmasına benzer. Tek kaza çok korku...
Nükleer Santral deprem de sızıntı yapar. Sizin verilerinizle incelersek Japonya 55 nükleer santralini deprem esnasında durdurma gereği bile görmüyor. Ermenistan bile deprem de santralini kapatma ihtiyacı görmedi. Akkuyu deprem bölgesi ya da fay hattı üzerinden geçmiyor.
Nükleer Santral Atıkları büyük sıkıntı yaratır: Değil sadece yılda 25 ton bu da iki buzdolabı büyüklüğünde bir atık demektir.
Nükleer Santral radyasyon yaymaz bunun yanında toz ve dumanda yaymaz. Bu yüzden sadece şehir merkezlerinde Nükleer ve Doğal Dönüşüm santrali yapılmaktadır.
Nükleer santral sayısı söylediğiniz gibi azalmamaktadır. Yıllara göre Nükleer Santral adetleri ise: 1979 de 81, 1980 de 244, 1985 de 365, 1990 da 419, 2000 de 436, 2006 de 443 dür. 1970 den beri nükleer santral yapılmıyor demek biraz saçma olduğu kadar doğru da değildir. İhtiyaçları yoksa yapmamalarından daha doğru bir şey olamaz sanırım. Bende size şöyle desem ABD 15 yıldır uçak gemisi yapmıyor, bizimde ihtiyacım yok, ABD donanmasını tasfiye ediyor anlamına gelmez sanırım.




Nükleer santrallere alternatifleri incelersek 
Rüzgâr: Türkiye’nin Kurulu gücü 41.000 MW olmasına rağmen 78.000 Mw lık rüzgâr enerji için talep toplanmıştır. Neden mi? Hiç ummadığınız biçim de en yüksek teşvik rüzgâr enerjisine verildi. Rüzgâr enerjisi için maliyetler çok yüksek maliyeti MW başına 1 milyon USD olarak düşüne bilirsiniz. Her yıl yapılacak olan bakım ve yedek parça maliyetleri hiç hesaba katılmamıştır. Kurulacak rüzgâr santrallerinin çevresinde çok yüksek ses olduğundan doğal hayat sürdürülebilir olmamaktadır. Sürekli rüzgârın olmaması kurulacak santral için geniş arazi işgali çevreye gürültü nedeniyle vereceği zarardan hiç bahsetmiyorum. 

Baraj:300 kadar HES(Hidro elektrik santrali) projesi devam etmekte ya da projelendirilmiş durumda. Yine sizi şaşırtmak gibi olmasın ama çok çevreci olarak bilinen akarsuların üzerine kurulan barajlar oradaki ekolojik dengeyi altüst etmektedir. Ama her şeye rağmen nükleer santralle birlikte en çevreci enerji türü HES ler dir. Şu da çok yanıldığımız diğer bir konu Ülkemiz enerji açısından su fakiri, sulama açısından ise orta halli ülkeler içindedir. Bu yüzden kendimizi kandırmasak daha iyi olur.
Güneş: Ticari olarak ülkemizde kurulu bir santral yok ama çeşitli uygulamalar var ana enerji kaynağı olması imkânsız sizde bilirsiniz sanırım elektrik maalesef depolanamıyor.
Biodizel : Bio-Dizel başlı başına bir konu ama zaten bütün dünya bu konuda yatırım yapmaktan vazgeçti.
Biomass: Bio-Dizelin çevreci olanı gıda ürünlerinden değil gıda atıklarından enerji üretiliyor. Enerji çeşitlemesi için faydalı olabilir.
Doğalgaz Dönüşüm Santralleri: Doğalgazdan elektrik üretmek amacıyla kurulmuşlardır. Ülkemizin elektrik ihtiyacının büyük kısmı bu şekilde karşılanmaktadır. Bunu tartışmanın anlamı zaten yok herkes aynı fikirde ülkemizde doğalgaz olmadığından dışa bağımlı bir santrali kimse istemiyor ama tıpkı nükleer santral kurulmasının zorunlu olduğu gibi bu şekilde elektrik üretmek zorundayız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Facebook kullanmıyorum ama sizin yazdıklarınızı kontrol ettim.<br />
Sanırım sizin tanımınızla cahilim çünkü bende nükleer santral kaçınılmaz diyenlerdenim.<br />
 Türkiye&#8217;nin enerji açığı olduğunu söylememe gerek yok sanrım. Enerji sektörü ile bu kadar alakalı olduğunuza göre bunu biliyorsunuz sanırım. Bu açık kapatılmak amacıyla enerji sektörüne birçok firma çeşitli yatırımlar yapmaktadır.<br />
Nükleer santrallerle ilgili olarak size şunu sormak isterim sizde kendinize sorarsanız iyi edersiniz. G20 ülkeleri AB ve Eski SSCB ülkelerinin dışında neden hiç bir ülkede nükleer santral yok. Pardon Pakistan’ı atlamışım.( Orda neden kurulduğunu merak ederseniz mesaj atın lütfen). Sizin verilerinizle sorarsak dünya üzerinde kurulu olan Nükleer santrallerin neden 312 tanesi G8 ülkelerinde?<br />
Nükleer santral’e alternatif olarak sunduğunuz bir fikriniz var mı? Türkiye’nin ve dünyanın birçok ülkesinin başka ya da daha ucuz bir ihtimali var mı? Aşağıladığınız Asya ülkelerinin nükleer santral yapmalarının sebebi yıllık ortalama %10 büyümeleri olabilir mi? Yücelttiğiniz AB ve ABD’nin yıllık maksimum %1 büyüdüğünü biliyor musunuz? Türkiye’de 2002 yılından beri sürekli büyüdüğünü bu yüzden yeni enerji politikaları üretmek zorunda olduğunu yoksa 2015 yılında zorunlu olarak elektrik kesinti yapması gerekmektedir. Böyle bir şey olmaması için nükleer enerji bir seçenek değil bir zorunluluktur. Doğal dönüşüm santrali yapabiliriz. Siz sorumlu olsanız hangisini yapardınız? Sizde cevaben mutlaka diyeceksiniz ki rüzgâr, güneş, baraj vs buyurun beraber inceleyelim.<br />
Ama ondan önce kafanızdaki bazı şehir efsanelerinden kurtulmanız gerek kafanızda ön yargı varsa ya da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi iseniz mutlaka nükleer enerjiye karşı çıkacaksınız.<br />
Nükleer Enerji en güvenilir ve en çevreci enerjidir: Bugüne kadar Çernobil harici bir kaza olmamıştır. Bu kaza değil başarısız bir deneydi aslında. Daha ayrıntılı incelerseniz göreceksiniz. Bu dünyanın en güvenli ulaşım şeklinin uçak ile ulaşım gibi olmasına benzer. Tek kaza çok korku&#8230;<br />
Nükleer Santral deprem de sızıntı yapar. Sizin verilerinizle incelersek Japonya 55 nükleer santralini deprem esnasında durdurma gereği bile görmüyor. Ermenistan bile deprem de santralini kapatma ihtiyacı görmedi. Akkuyu deprem bölgesi ya da fay hattı üzerinden geçmiyor.<br />
Nükleer Santral Atıkları büyük sıkıntı yaratır: Değil sadece yılda 25 ton bu da iki buzdolabı büyüklüğünde bir atık demektir.<br />
Nükleer Santral radyasyon yaymaz bunun yanında toz ve dumanda yaymaz. Bu yüzden sadece şehir merkezlerinde Nükleer ve Doğal Dönüşüm santrali yapılmaktadır.<br />
Nükleer santral sayısı söylediğiniz gibi azalmamaktadır. Yıllara göre Nükleer Santral adetleri ise: 1979 de 81, 1980 de 244, 1985 de 365, 1990 da 419, 2000 de 436, 2006 de 443 dür. 1970 den beri nükleer santral yapılmıyor demek biraz saçma olduğu kadar doğru da değildir. İhtiyaçları yoksa yapmamalarından daha doğru bir şey olamaz sanırım. Bende size şöyle desem ABD 15 yıldır uçak gemisi yapmıyor, bizimde ihtiyacım yok, ABD donanmasını tasfiye ediyor anlamına gelmez sanırım.</p>
<p>Nükleer santrallere alternatifleri incelersek<br />
Rüzgâr: Türkiye’nin Kurulu gücü 41.000 MW olmasına rağmen 78.000 Mw lık rüzgâr enerji için talep toplanmıştır. Neden mi? Hiç ummadığınız biçim de en yüksek teşvik rüzgâr enerjisine verildi. Rüzgâr enerjisi için maliyetler çok yüksek maliyeti MW başına 1 milyon USD olarak düşüne bilirsiniz. Her yıl yapılacak olan bakım ve yedek parça maliyetleri hiç hesaba katılmamıştır. Kurulacak rüzgâr santrallerinin çevresinde çok yüksek ses olduğundan doğal hayat sürdürülebilir olmamaktadır. Sürekli rüzgârın olmaması kurulacak santral için geniş arazi işgali çevreye gürültü nedeniyle vereceği zarardan hiç bahsetmiyorum. </p>
<p>Baraj:300 kadar HES(Hidro elektrik santrali) projesi devam etmekte ya da projelendirilmiş durumda. Yine sizi şaşırtmak gibi olmasın ama çok çevreci olarak bilinen akarsuların üzerine kurulan barajlar oradaki ekolojik dengeyi altüst etmektedir. Ama her şeye rağmen nükleer santralle birlikte en çevreci enerji türü HES ler dir. Şu da çok yanıldığımız diğer bir konu Ülkemiz enerji açısından su fakiri, sulama açısından ise orta halli ülkeler içindedir. Bu yüzden kendimizi kandırmasak daha iyi olur.<br />
Güneş: Ticari olarak ülkemizde kurulu bir santral yok ama çeşitli uygulamalar var ana enerji kaynağı olması imkânsız sizde bilirsiniz sanırım elektrik maalesef depolanamıyor.<br />
Biodizel : Bio-Dizel başlı başına bir konu ama zaten bütün dünya bu konuda yatırım yapmaktan vazgeçti.<br />
Biomass: Bio-Dizelin çevreci olanı gıda ürünlerinden değil gıda atıklarından enerji üretiliyor. Enerji çeşitlemesi için faydalı olabilir.<br />
Doğalgaz Dönüşüm Santralleri: Doğalgazdan elektrik üretmek amacıyla kurulmuşlardır. Ülkemizin elektrik ihtiyacının büyük kısmı bu şekilde karşılanmaktadır. Bunu tartışmanın anlamı zaten yok herkes aynı fikirde ülkemizde doğalgaz olmadığından dışa bağımlı bir santrali kimse istemiyor ama tıpkı nükleer santral kurulmasının zorunlu olduğu gibi bu şekilde elektrik üretmek zorundayız.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
