İnternete SOPA Tasarısı


Vikipedi, ABD’de senatoya sunulan korsanlıkla mücadele yasa tasarılarını protesto etmek amacı ile ingilizce versiyonunu karartarak protesto ediyor.

İçeriği dünyanın her köşesinden gönüllü insanlar tarafından ortaklaşa hazırlanan açık kodlu, özgür, kar amacı gütmeyen ücretsiz ansiklopedi olan Vikipedia,ABD’deki doğu saat dilimiyle gece yarısından itibaren sitesini kapattı. Site 24 saat yayın yapmayacak.

Gece yarısından sonra “Wikipedia English” sayfasında, “On yıldan uzun süredir, insanlık tarihinin en büyük ansiklopedisini oluşturmak için milyonlarca saat çalıştık. Şimdi Amerikan Kongresi, serbest ve açık internete ölümcül zarar verebilecek tasarıları değerlendiriyor. Buna dikkati çekmek için 24 saat içinVikipedi’yi karartıyoruz” yazısı çıkmaya başladı.

Devamı için tıklayın »

 

Şeytan Yemini


Şeytan YeminiZaman zaman okuduğunuz kitabın sizi sadece olayların akışına bırakmasını, kurgular içinde zaman geçirmeyi, hayretler içinde kalmayı istersiniz ya, işte Jean-Christophe Grangé’in yazdığı kitaplar benim için tam da bu tanıma uyan kitaplar.

Yazarla ilk tanışmam bir kitabı aracılığı ile olmadı aslında.

Yıllar önce bir hafta sonu güzel zaman geçirmek için başrol oyuncusu Jean Reno nedeniyle seçtiğim bir film olan “Kızıl Nehirler” filmi ile yazarla tanışıp, sonrasında yazarın kitaplarını takip etmeye başladım.

Şeytan Yemini yazarın “Kötülüğün Kaynağı” üçlemesinin ikinci kitabı olarak bilinir. Üçlemenin diğer kitapları ise “Siyah Kan” ve “Ölü Ruhlar Ormanı”. Her ne kadar üçleme olarakta geçse kitapların konu olarak birbiri ile bağımlılıkları olmayıp, devam niteliğinde değil.

Devamı için tıklayın »

 

Paristen Sevgilerle


Yeni gelmiş bir mektubu okumanın zevkini bilir misiniz?

Hele ki o mektup sevgililer gününde, Paris’ten, sevgilinizin cümlelerini getirmişse…

Bu yıl sevgilinize tahmin edemeyeceği bir sürpriz yapın,

O’na Paris’ten kartpostal gönderin!

Nasıl mı? Elbette Paris Postasıyla!

Devamı için tıklayın »

 

Rüya Takım Geri mi Dönüyor?


1992 senesinde yapılan Barselona Olimpiyatlarında tüm dünya basketbolun iki yüzünü tanımıştı. NBA ve diğerleri. The Dream Team “Rüya Takım” ismiyle anılan Amerka Birleşik Devletleri basketbol takımı NBA’de oynanılan basketbolun o sıralar avrupalıların düşündüğü gibi avrupadan “çok” farklı olmadığını ancak, “çok çok” farklı olduğunu belirtmek istercesine neredeyse hiç zorlanmadan altın madalyalarını almıştı. Michael Jordan, Magic Johnson, Larry Bird, Charles Barkley, Chris Mullin, Patrick Ewing, Karl Malone, John Stockton, David Robinson, Scottie Pippen, Clyde Drexler, Christian Laettner ve Antrenör Chuck Daly gibi neredeyse hepsi hakkında kitap yazılabilecek oyunculardan kurulu kadro yaptığı 8 maçta rakiplerine ortalama 43.5 sayı fark atarak şu güne kadar kurulmuş en mükemmel basketbol takımı olarak tarihe geçti.

Devamı için tıklayın »

 

69. Altın Küre (Golden Globe) Kazananlar 2012


Sevgili Uğur’un 69.Altın Küre Ödülleri yazısında çok detaylı olarak ele aldığı ödül töreni gerçekleşti ve ödüller sahiplerini buldu.

The Descendants En İyi Film seçilirken bu filmdeki rolüyle George Clooney En İyi Erkek Oyuncu, Demir Leydi’deki rolüyle de Meryl Streep En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.

Gecenin sürprizi Uğur’un 22 kazanandan sadece 12 tanesini bilebilmesi oldu :p

İşte kazananlar;

Devamı için tıklayın »

 

Salvador Dali Sergisi


20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali 121 eseriyle İstanbul’da.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde, Rene Magritte, Andy Warhol gibi dünyaca ünlü sanatçıları koleksiyonunda barındıran InArtis ile Kült işbirliğinde gerçekleştirilen “Salvador Dali Sergisi”nde 121 eser yer alıyor.

Sergide, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali’nin, “İlahi Komedya”, “Sürrealizm İzleri”, “Gala ile Akşam Yemeği” adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri yer alacak.

Tophane-i Amire’de gerçekleştirilecek bu etkinlik 23 Aralık 2011’de başladı ve 26 Şubat 2012 tarihinde sona erecek.

Devamı için tıklayın »

 

Görevimiz Tehlike: Hayalet Protokol (Mission: Impossible – Ghost Protocol)


İki Oscar ödüllü Brad Bird’ün yönetip Tom Cruise ve J.J. Abrams’ın yapımcılığını üstlendiği aksiyon dolu bir ajan macerası olan Mission: Impossible Ghost Protocol yeni yılın hemen öncesinde gösterime girdi.

Beklentilerimin çok daha üstüne çıkan bir film, araya serpştirilen esprilerle çok da neşeli bir hal almış.

Film o kadar heyecan verici ve sürekleyiciydi ki izlerken kendimi “hadi be…” şeklinde sesli yorumlar yapmaktan alamadım, sinemada olmama rağmen.

İlk yarıda zaman zaman aksiyonun düştüğü anlar var, ancak filmin ikinci yarısı gerilim ve heyecan dolu. Hatta bir sahnede sanki siz de o sahnenin geçtiği mekandaymışsınız gibi geliyor insana, en azından ben öyle hissettim :)

Kısaca filmin konusuna değinecek olursak;

Devamı için tıklayın »

 

Bu Ülkenin Kime İhtiyacı Var?


Bu Ülkenin Kime İhtiyacı Var?Önce bir sahne betimleyeceğim;

4 Ocak 2012 Çarşamba 21:00 civarı Academic Hospital’ın garaj çıkışının olduğu çıkmaz sokakta tam orta yere park etmiş gıcır gıcır bir VW Caravalle minibüs. Önünde pasparlak iki tane araba ve arkasında kirli bir Corsa onun arkasında ise bir Cherokee.

Minibüs uzunca süre dörtlüleri yanık durur. Neden durduğu anlamsızdır. Sonra yandaki binadan iki kişi çıkar ellerinde minibüs koltuğu taşımaktadırlar. Minibüse yüklerler ve takmaya çalışırlar. Bu sırada minibüsün arkasında ikinci sırada bulunan Cherokee’den protesto kornası gelir. Minibüs şoförü yaptığı işi bırakır ve aracını çalıştırır. Ama ileri gitmez, geride gitmez. Manasızca durur. Bir dakika sonra geri gitmeye karar verir zira arkasındaki Corsa ona mesafeli durmuştur. Minibüs geri gider gitmez ortaya çıkan boşluktan öndeki iki araba fırlayıverir.

Şimdi olay tam kilittir.

Devamı için tıklayın »

 

Kasımda Berlin


Kasımda BerlinYıllardır Berlin’i özellikle iki kenti birbirinden ayıran o garip duvarı görmeyi duvara dokunmayı çok isterdim ve nihayet kasım ayında Pegasus hava yollarının uçuşlarından biri ile bu hayalimi gerçekleştirdim. Geçtiğimiz yıl Pegasus’un uçuşları ile bir çok ülke gezme imkanım oldu, umuyorum uçuş noktaları daha da genişler.

Berlin’e ilk indiğim anda hava alanında gördüğüm manzara Berlin’in aslında küçük bir İstanbul oluşuydu. Oradaki gurbetçilerimiz Almanya’ya uyum yerine onları kendilerine uydurmayı gerçekten ustalıkla başarmışlar. Örneğin otobüs duraklarında hem almanca hem Türkçe açıklamaları olması, hemen hemen gitiğiniz her yerde karşılaştığınız Alman’ların Türk müsünüz diye sormaları ve Evet cevabı ile cümlelerine merhaba, günaydın ya da iyi akşamlar diyerek başlamas. İki günlüğüne gittiğim bu şehir beni gerçekten çok etkiledi.

Devamı için tıklayın »

 

OD


ODUzun zamandır İskender Pala adını kitapçıların çok satanlar listesinde görüyordum. Geçen ay yaptığım kitap alışverişimde İskender Pala’nın bir Yunus Emre romanını alışveriş listeme ekledim.

Dilimize hem kulağa hem gönüle hitap eden şiirler kazandıran Yunus Emre her daim ilgimi çekmiştir. Bugün dahi çok net bir şekilde anlaşılan temiz saf Türkçesi ile kalbe ve kulağa derinden dokunan biribirinden güzel ve derin anlamlar içeren şiirler meydana getiren büyük bir şair ve gönül adamıdır Yunus Emre.

İskender Pala’nın romanı  13. yüzyılda batıdan gelen haçlı seferleriyle, doğudan gelen Moğol akınlarının baskısında yanıp yıkılan anadolunun tarihi atmosferi içerisinde Yunus Emre’nin gelişini, çağdaşı olan Hacı Bektaş Veli, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Geyikli Baba, Zahir Baba, Tapduk Emre gibi erenlerin hikayeleri ile beraber harmanlayarak  hakiki anlamına kavuşturmaktadır.

Devamı için tıklayın »