Piç

Pic

Daha önce Az ismindeki kitabını severek okuduğum Hakan Günday bu seferde beni şaşırtmadı. 224 sayfalık çok uzun sayılmayan bir roman ama yazarın çok düşündüğünü, romanın kurgusundan çok anlatımına değer verdiğini düşünüyorum. Başka yazarlarda karşılaşmadığım farklı bir yaklaşımdı gördüğüm. Yazarın AZ kitabı da sıradan bir uslüpla yazılmadığından her kitabında bu değişikliği görmek ümidiyle diğer kitaplarını da okumaya karar verdim.

Tüm roman dört erkeği anlatıyor. Yaşam tarzları, düşünme biçimleri, genel kişilik özellikleriyle yazar onları piç sınıfı olarak nitelendiriyor. Sürekli bu dört genç üzerinden, bu tarz insanların hangi durumlara nasıl tepki vereceğini, hayatı ne kadar umursamadıklarını anlatıyor. Felsefeyle yoğurulmuş etkileyici benzetmeler, anlamlı düşünce zincirleri, hayattan güzel tespitler yapması gibi değerli bulduğum bölümler çokça vardı. Yazarın hayal gücüne ve gerçek hayattan ilginç sayılabilecek bilgileri toplayıp romana bu kadar iyi yerleştirmesine de hayran kaldım. Piçlerin düşüncelerini, birçok yerde başkalarıyla dalga geçişlerini okurken gülümseten bir yanı da var kitabın. Üstelik kitapta piçlerin dinlediği şarkılar ve sanatçılarda sık sık belirtilmiş ben genellikle dışarıda okuduğum için kitabı o kısımlarda şarkıları dinleme şansım olmadı ama sonra dinlemek için not aldım. Gerçekten var olduğundan şüpheli olduğum ilginç kitap ve filmlerden de bahsediyor kitap, araştırmaya değer diye düşünüyorum…

Pic-HakanGunday

İşte sizlere güzel bulduğum tespitlerden birkaçı;

  • Pahalı saatler takan insanların zamanları değerlidir. Ama bir terasta yaşıyor ve saati sokaktaki yabancılardan öğreniyorsanız, zaman size sonsuzmuş gibi gelir. Ve ekonomi, bilim haline gelmeden önce de var olan bir kurala göre bolluk, değersizliği getirir.
  • Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini görürsün.
  • Sadece mükemmel insan adayları piçe dönüşebilir. Çünkü çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır.

Hiçbir zaman romanın gidişatıyla ilgili tahmin yürütemedim ama zaten yazarın anlatmaya çalıştığının piçlerin ne yapacağının belli olmadığıdır. Dolayısıyla romanın kolay kolay bir yere varamamasını çok tutarlı buldum. Roman kahramanlarının hayatlarının kısa bir dönemini uzun uzun okurken kitabın sonunda direk sonlarını okumak etkileyici oldu. Kısacası neredeyse konusuz bulduğum bir romanın üslupla bir değer edinebileceğini öğrendiğim değerli bir kitaptı.

Bu yazı 258 defa okundu

Meryem Kadıoğlu

Küçükken yaramazlıklarıma karşılık aldığım oda cezalarında yapacak birşey bulamadığım için başlayan okuyuculuk maceram.

Latest posts by Meryem Kadıoğlu (see all)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir