Zamane Çocukları
Ekleyen : Uğur Coşkun Tarih : 14/06/2011 08:35 am Kategori : Hayat
İngiltere’de yapılan bir araştırmada, artık sokakta oynamayan çocukların fiziksel olarak daha zayıf hale geldikleri belirlendi.
Acta Paediatrica adlı çocuk sağlığı dergisinde yayımlanan araştırma, ağaca tırmanmak, ip atlamak, top koşturmak gibi oyunlar yerine bilgisayar ve televizyon başında zamanını geçiren çocukların sağlığı konusundaki kaygıyı dile getirdi.
Fitness uzmanı Dr.Sandercock ve ekibi, 2008′de 10 yaşındaki 315 çocuğun katılımıyla gerçekleştirdikleri araştırmayı, 1998 yılında aynı yaş grubundaki 309 çocuk üzerinde yapılan araştırmayla karşılaştırdıklarında, günümüz çocuklarının kaslarının 1990′lı yıllarda büyüyenlere göre daha zayıf olduğunu tespit etti.
Araştırmacılar, boy ve kilo oranları aynı olsa bile, bu dönemin çocuklarının fiziken daha zayıf, kas yapısının daha az olduğu ve önceki kuşakların basit gördüğü fiziksel hareketleri bile yapamadıklarını saptadı.
Araştırmada, 10 yaşındakilerin mekik çekme sayısının 2008′deki çocuklarda 1998′lerdekine göre oranla yüzde 27,1 azaldığı, kol gücünün yüzde 26, tutuş gücünün yüzde 7 zayıfladığı, önceki kuşağın iki katı kadar çocuğun da parmaklıklara asıldıklarında kendi ağırlıklarını çekemedikleri görüldü.
Dr. Sandercock, bu bulguların “şoke edici” olduğunu söyledi. (Hürriyet)
Etrafımdaki çocuklara baktığımda, giderek tombullaşan, yere düştüğünde hemen ağlayan, gittikçe agresifleşen ve anti-sosyal olduklarını görüyorum. Özellikle yazlık mekanlarda spor yapmaya, denize girmeye, iki adım yürümeye üşenen çocuklar gidecekleri her yere yaşları tutsun tutmasın scooter tarzı motorsikletler ile ya da scooter’ı olan arkadaşlarının arkasında gidiyorlar.
Ben bu zat-ı muhteremlerin yaşındayken (şeklinde başlayan cümlelerden çok hoşlanmasam da) uzaktan kaburgalarımı sayabilirdiniz, ancak o dönemleri o şekilde geçirmeme rağmen yaş ilerledikçe hafiften göbeklendik. Bir kısmına baktığım zaman değil kaburgalarını saymak, maşallah Michelin amblemi gibiler, kollarındaki boğumları sayıyorsunuz. Tombul olmayan versiyonlar da genel olarak hımbıl oluyor.
Araştırmacının ilginç soyadı, bu araştırma acaba düzmece mi diye düşünmeme sebep olduysa da, araştırma senelerdir çevremdeki arkadaşlarımın çocukları ve kısmetse kendi müstakbel çocuklarım için endişesini taşıdığım bir duruma en azından bilimsel bir bakış açısı getirmiş oldu ve siz anne-baba ve adaylarıyla paylaşmak istedim.
Hataya Dair
Köşede Tek Ayak Üzerinde Durmak
Konuşmaya Başlamadan Dil Öğreniyorlar
Dahi(l) Olmak...
"Organize İşler" Bunlar...
06/14/2011 at 09:25
Ya gerçekten çok güzel bir paylaşım.
Etrafa baktığımızda ya tamamen iskeletor tabir edebileceğimiz (onlara göre rockçılar :) yada tamamen sumo tabir edebileceğimiz (onlara göre rapçiler :) karakterler var ortalıkta. (Bak bu da başlı başına bir yazı olur kilonun müzik zevki üzerindeki etkileri :)
Her iki türde güç olarak veya çeviklik olarak aşırı zayıflar ve bir o kadar da tembeller.
Bunlar gerçekten endişe verici durumlar.
Ailelerin aşırı korumacılığı, özgüveni düşük, tembel, çeviklikten uzak çocuklar yetiştirmemize mi neden oluyor?
Bir defasında eşim anneme “Murat küçükken çok yaramazmıydı diye sormuştu” annemin cevabı bombaydı “Hayır, ama ağaç tepesinden inmezdi ve giydiği elbise 2 dk. içinde kirden gözükmezdi” (Tam OMO reklamında oynayacak bir karaktermişim :)
Şimdiki çocukların kaçı ağaca tırmanabilir yada tırmansa bile geri inebilir merak ediyorum.
Ağaçtan yan ağaca yada ağaca yakın evin tepesine geçmeyi hiç konuşmuyorum bile :p
Gerçi bu olay da yavaş yavaş amerikadaki gibi ticari bir fırsata dönüşmek üzere.
Bizim gibi hala göç edip geldikleri köylerinde bağları kalmamış aileler için çocuklarını gönderebilecekleri yaz kampları reklamlarını heryerde görmek mümkün.
Biz Heidi hesabı yazları dedemizin köyünde tam bir özgürlük içinde geçirirdik :)
06/14/2011 at 12:39
Murat, ağaca tırmanmak deyince aklıma geldi, ben tırmanırdım ama inerken tereddüt ederdim, bunu nasıl değerlendirmek gerek?
Ayrıca, “Ağaçtan yan ağaca yada ağaca yakın evin tepesine geçme” deyince, abi naptın, sanki askerde ki helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirmeye benzedi bu iş :)