Yazmayınca Hayat Anlamsız

Yazmayınca Hayat Anlamsız

Uzun bir süredir yazmadım. Bu sürede anladım ki “Yazmayınca Hayat Anlamsız”.

Bambaşka şeyler yazmak üzere oturdum aslında klavyenin başına, ama bu satırları yazmak için düşünmeye başlayınca;

  • Uzun zamandır hayatın akışında sürüklenip giderken hiç düşünmeye zaman ayırmadığımı
  • Daha da güzeli yazmak haricinde hiç düşünmediğimi, otomatik pilotta yaşayıp gittiğimi

fark ettim.

Böylece yazının başlığı bulunmuş oldu. Yazının konusunu bu sürecin oluşturması da başka bir tat oldu.

Neden Yazıyorum?

Aslında anlatacak çok şey vardı ama düşünceler akmaya devam ediyor.

  • “Kimin için yazıyorum?”
  • “Yazdıklarım kimin umurunda ki?”
  • “Kimin hayatına dokunabiliyorum?”
  • “Kimsenin hayatını değiştirebiliyor muyum?”

Peki bu soruların bir anlamı var mı? Bir yazı illa bu sorulardan bir ya da bir kaçına cevap vermek için mi yazılır? İnanın bilmiyorum. Hatta bu konuda da ilk defa düşünüyorum :)

İlk defa düşünüyorum dediysem kendi yazılarım için demek istiyorum tabi, yoksa hepimiz mutlaka bir arkadaş ortamında o meşhur “Sanat sanat için midir? Yoksa toplum için midir?” konusunda bir kaç laf etmiş hatta belki okul münazaralarında şampiyonluklar kazanmışızdır. Hoş benim yazılarım sanat ta sayılmaz ya hadi neyse :)

Bunca sene yazdıktan sonra, ilk defa neden yazıyorum diye düşünmem ilginç değil mi?

Anlayacağınız kafam biraz karışık, bu kadar ara verince kafayı ve yazıyı toparlamak da kolay olmayacak gibi.

Sürekli Yazabilmek

Sürekli yazabilmek için ya sizi yazmaya teşvik edecek okuyucu kitleniz, ya da sizin gibi (boşa mı kürek çekiyorum acaba diye sorup sonra da aman neyse ne diyerek) ısrarla yazmaya devam eden başka yazar arkadaşlarınız olmalı.

Okuyucu kitlesini ülkemizde bulmak çok kolay olduğu için ben tabi ki buna bel bağlayarak yazmaya başladım dersem siz hadi canım dersiniz herhalde ama yine de demeden önce 2011 tarihli “Kitap Okuyormuşuz da İstatistiği Bile Yapılmış” adlı yazıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Tabi ki bana bu yolda en büyük yazma şevkini veren diğer yazar arkadaşlarımdı. Tek Tek isim isim bahsetmek gerekirse; Murat Tunçer, Uğur Coşkun, Mehmet Yalçınkaya, Meryem Kadıoğlu, Erdem SeherlerAhmet Anıl Dindar ve Gürkan Yeniçeri.

Bu grubu ilk 5 ve son 2 diye ayırmakta fayda var.

İlk 5, yolun değişik kilometrelerinde yazarlık kamyonunun kasasından düşerek yazma işine uzun soluklu ara verdiler, bıraktılar demek istemiyorum zira bence büyük kayıp olur :(.

Son 2, azimle yazmaya devam ediyor, hem kendi alanlarında hem de sosyal konularda bloglarında harika yazılar yayınlıyorlar. Mutlaka göz atın derim. (http://ahmetanildindar.blogspot.com.trhttp://artizanpeynirci.blogspot.com.tr)

Sonuç

İlk defa bir yazıma sonuç yazmam gerekti. Murat Tunçer her yazısını bir sonuç cümlesiyle bitirirdi, ben de bir yazı tekniği zannederdim ama şimdi anlıyorum ki konuyu bağlayamadığı için ihtiyaç duyuyormuş :D

Tekrar yazmak harika geldi, “Yazmayınca Hayat Anlamsız!”

Murat Zaralı

Herkesin yazacak birşeyi mutlaka vardır ama çoğunlukla konuşmayı tercih eder, ben yazmaya çalışanlardan olmak için çalışıyorum :)

Latest posts by Murat Zaralı (see all)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum eklendiğinde bana da bildir. Yorum eklemeden bu yazıyı takibe almak için tıkla