İETT Şoförleri Biletsiz Yolcuların Yanında

İstanbul’da İETT otobüsleri günde 2 milyon 600 bin yolcu taşıyormuş. Günde oluşan yaklaşık ekonomi ise 3 milyon lirayı geçiyor. İşte bu ticaret zincirinin içinde İETT şoförleri de var.

Şoförlerden kiralanan akbil, acilen araca binmiş yada akbilinde para kalmamış kişiler için ilaçtır adeta.

İlk kez biletler 1 lira olduğunda şoförler tarafından devreye sokuldu. O zaman tam akbil 0,90 kuruş çekiyordu, şoförlerde bu hizmet karşılığında 1 lira alıyordu… Akbil basma olayı şoföre fazladan ve beleşten para kazandıran, insanların bilet almamasına, akbilini doldurmamasına, kısaca tembelliğe sevkeden, üstelik seferlerin gecikmesine, maazallah kazaya bile sebebiyet verebilcek bir uygulamadır…

İlk uygulamaya sokulduğu kısa dönemde, durakta, tezgahta, simitçide, ayakta ve elde satılan biletlerin bi anda piyasadan yok olmasına ön ayak olmuştur. Bence İETT’nin bilerek ve isteyerek uyguladığı bir sistemdir. İşede yaramıştır büyük rant elde eden bilet mafyasını etkisiz hale getirmiş ve sahte bileti engellemiştir. Hizmetin müşterinin ayağına götürüldüğü bir hizmettir.

İlk başlarda dolmuşçulara göre para üstü alıp vermekte biraz acemi olsalar da artık her bir İETT şoförünün sol tarafında demir para kutuları görmek mümkün. Bu sistem sayesinde İETT şoförlerine özel halk otobüsü muavinliği iş tanımıda eklenmiştir. Buna rağmen güler yüzlü şoför sayısı artmıştır…

Akbilli Gençler

Minibüs haline geldi bazı otobüsler. Şoförlerde minibüsçü adeta… Durakta duruyor… Müşteriye akbilini veriyor… Parayı alıyor… Bu sırada basılan akbili teslim aldıktan sonra para üstü veriliyor… Bazı duraklarda otobüsler uzun beklemeler yapabiliyor… Zaten durağa tam yanaşmayan otobüsler bu uzun beklemeler sırasında trafiğide kitleyebiliyor. Hatta bazı şoförlerin biten akbilleri doldurmak için yolcularıyla otobüsü durakta beş dakika bekletmesine neden olmaktadır. O bişey değil, o sırada akbil doldurmak için sırada bekleyenlerin önüne kaynama yaparak ayrıca bir zaman kaybıda yaratmaktadır… İnsanları hiç bir zaman haz etmediğim halk otobüslerinden sıyrılmasını sağlamaktadır.

Eskiden “fazla bileti olan var mı?” gibi diyaloglara şahit olmuşluğum vardır. Ama nedense hiç soranlara yardımcı olmamışımdır. “Parasını versem bana basarmısın” gibi diyalogları ortadan kaldırmıştır… Henüz “Elli lira veren kimdi?” gibi bir konuşma görmedim… İnsanlar genel olarak paraüstlerini peşinen alıyorlar yada bozuk para takdim ediyor… Bazı seyyar akbilciler bu işten iyi para kazanırken, bazıları aynı kazancı sağlayamıyor. Genel olarak getto olarak adlandırılan ve alt kesimin yaşadığı yerlere sefer yapan sürücülerin taşıdığı yolcuların aylık akbilleri olduğundan satışlar çok fazla olmuyor…

Alan memnun satan memnundur bu durumdan yada şöyle denebilir: alanın mecbur satanın ise zengin olduğu uygulama. Günde ortalama 100 basım yapan şoför ayda yaklaşık 600-700 lira ekstra gelir elde etmektedir.

Önceleri otobüse koştuğunuzu gördüğü halde beklemeyen şoförler artık belki akbil satarım diyerek beklemektedirler… Artık şoförle konuşmak yasak değildir… Bir şekilde alışveriş ve konuşma hali söz konusudur…

Bu konu bir dönem meclis gündeminede gelmiştir. İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel tarafından ele alınmış ve içişleri bakanlığına bir soru önergesi bile verilmiştir. Bir vergi kaçağı vardır gibime geliyor sanki… Ama damacana su getiren çocuğa 1-5 tl, pizzacıya 5-10 tl, restoranda garsona 10-20 tl bahşiş verip onun vergisini sormuyorken, İETT şoförlerinin aldığı parayıda bahşiş adı altında değerlendirilebilir… Şöylede bir durum var: bahşiş keyfidir bu zorunludur… Fakat, korsan ve sahte biletten kaynaklanan kaçakları göz önüne alırsak bu miktar pek birşey değildir…

Ayrıca:
Şoförden kiralanan akbillerde aktarma hakkı tanınmaz…

Bu yazı 512 defa okundu

Latest posts by Kaan Çakar (see all)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir