Köprüyü Salladık – 32. Avrasya Maratonu
Ekleyen : Murat Zaralı Tarih : 18/10/2010 11:12 am Kategori : Gezi, Gündem, Hayat, Spor
32. Avrasya Maratonu süper bir pazar sabahı 9:30 da Altunizade metrobüs durağından start aldı.
20 kişi katılacağız diye heyecanlıydık ama büyük firelerle 7 kişi olarak Halk Koşumuza başladık.
Yolda karşılaştığımız Özlem, Yavuz ve sevgili eşini ve oğullarını da bizden sayarsak 11 kişi ediyoruz eh fena değil.
Geçen sene 4 kişi olduğumuz düşünülürse bu sene 11 kişi iyi bir rakam. Bizim katılımımızdaki artış doğru orantılı olarak genel katılıma da yansımıştı. Geçen sene gerile gerile yürüdüğümüz yollarda bu sene omuz omuza yürüdük.
Hatta haberlerde yaşlıca bir teyze de kalabalıktan dolayı rahatça koşamadığından yakınıyordu.
Bu sene kalabalık öyle büyüktü ki, tabi rüzgarında mutlaka etkisi vardı, köprü resmen beşik gibi sallandı.
Ne yalan söyliyeyim, bir an acaba devam etmesek mi diye tırstım açıkçası, ama başlamışken bitirmemek olmazdı. Ama korkup dönen çok oldu.
Acaba organizasyonu yapanlar ve köprüden sorumlu olan kişiler bu kadar insanın yürümesinden kaynaklı bir sallantının doğuracağı sonuçları hesaba katmışlar mıdır? Yoksa onlarda çevremdeki bazı uzman halk gibi dönenlerle dalga geçip “Yahu hergün tonlarca ağırlıkta araçlar bu köprüden geçiyor birşey olmuyor da, benim 80 kg ağırlığım mı köprüyü yıkacak” zihniyetiyle bu işe hiç kafa yormamışlar mıdır?
Burdan İnşaat Yüksek Mühendisi arkadaşım sevgili Ahmet’i göreve çağırıyorum. Ahmet lütfen bizi bu konuda bilgilendir :)
Geçen sene üşenip İnönü Satadına kadar yürüyüşü tamamlamamış ve dolayısıyla madalya ve tişörtlerimizi alamamıştık. Bütün yıl “O kadar yolu yürüdük, keşke gidip madalya ve tişörtlerimizi de alsaydık” diyip durduk Uğur’la birbirimize.
Bu sene azmettik İnönü stadına kadar yürüdük, ama sonuç değişmedi :( yine madalya ve tişörtlerimizi alamadık. Bu sefer onlar dağıtmayı beceremediler ve bir anons yaparak göğüs numarası karşılığı belediye tesislerinden alabileceğimizi duyurdular :(
Bu sene Beşiktaş taraftarının muhteşem bir şvu vardı, Trabzonspor taraftarı da fena değildi.
Benim garip taraftarım bu sene koşuya gelmemişti. Hoş insan içine çıkacak halimiz kaldımı ki koşuya gidelim :p
Geçen sen her üç kişiden birinin sırtında fener forması varken bu sene tek tük o da ufaklıklar vardı formalı. Buda yönetime bir mesaj, anlarlarsa tabi.
En sevindirici olay bu sene polis gerekli önlemleri sıkı tutmuş köprüden atlayıp intihar eden yoktu.
Ama tavla, pişti oynayanlar, köprünün ortasına yaygı yayıp kahvaltı edenler ve tabi köprünün ayaklarına yazı yazanlar yine haberlerin başköşesindeydi.
Seneye hedef 20 kişi katılmak :p
Veni, Vidi, Vici
Tarihi Kule Facebook'ta
Sanal İtibarın Önemi Artıyor
Eşim Olma, Karım Ol!
Duyarlılık
10/18/2010 at 21:46
Herkese merhabalar,
Bu yil Avrasya maratonuna katilamadigim icin uzgunum, eminim cok eglenceli ve heyecanli gecmistir. Umarim seneye Umut ile katiliyor olurum ve 4 yasinda olacak olan oglumun bu keyfi yasatirim.
Gazete haberlerinde takip ettigim kadariyla bu yil kopru onceki senelere gore uzerinde yuruyenlere yanal sallanmalari dolayisiyla heyecanli anlar yasatmis. Bildigim kadariyla sizlere durumu aciklayayim.
Dunya ilk basta kocaman bir gaz bulutuydu, sonra yogunlasmaya basladi falan filan….(biraz ileri sararsak) Genis acikliklarin (kanyonlar, bogazlar, nehirler vb) karayolu, demiryolu, elektrik hatlari gibi sistemler icin gecilmesi gerektiginde kopruler devreye girdi. Istanbul’da yasayan insanlar trafiginden sikayetci olsalar da dunyada az olan iki tane genis aciklikli asma tip kopruye sahiptirler. Asma kopruler cok guclu egrisel kordonlara asili olarak tutulan platformlari tasimak icin tasarlanmis sistemlerdir. Tasarimin esas amaclarindan bir tanesi de dinamik kuvvetler (ruzgar, deprem vb) karsisinda sistemin elastik davranis gostermesidir. Elastik davranis basit bir yayin hareketiyle aciklanir.
Eger biraz daha ileri sararsak tasarim limitleri icinde istatiksel olarak ongorulen ruzgar, deprem, trafik (burada arac ve insanlar ifade edilmektedir) yukleri altinda Bogazici ve FSM koprulerinin sallaniyor olmasi aslinda sistemin calistigini gostermektedir. Eger, sistem elastiklik limitlerini gecerse yapisal deformasyonlar (kopru platformunun egilmesi veya halatlarin kopmasi gibi) ortaya cikar ki bu zaten, emin olun, bariz bir sekilde fark edilir.
Toparlamak gerekirse, bu yil Avrasya maratonuna katilanlarin bizzat test ettigi koprunun ruzgar ve trafik yukuyle hissedilenin otesinde sallanmasi/titremesi beklenmesi gereken bir durumdur.
Umidim, onumuzdeki yil bu testi bizzat esim ve Umut’umla yasiyor olmaktir.
Gorusmek uzere.
AAD
10/19/2010 at 09:26
Hasta halimle fire vermeyenlerden biri olmaktan gurur mu duymalıyım, yoksa hala iyileşemediğim için pişman mı olmalıyım emin değilim:) Güzel bir deneyimdi.
Ben cidden bu köprünün yıkılma ihtimali haberlerinin ciddiyetini merak ediyorum.Üfürme mi, yoksa gerçek olabilir mi? Ben de trafikte tonlarca araba geçiyor bir şey olmuyor da böyle mi olacak diye düşünenlerdenim açıkçası. Bilimsel bir açıklama yapabilecek ya da yapmış olan varsa okumak isterim.
10/19/2010 at 20:27
O heybetli köprünün asma köprü misali sallanacağını hiç hayal etmemiştim.Gök gürlemesinde kaçacak yer arayan ben o köprüyü nasıl geçtim bilmiyorum.Ancak paniğe mahal vermeyen bir millet olarak sanırım büyük bir feleketi engelledik , mazallah panik ve akabinde izdihama neden olmadık (çok şükür) .Bu arada organizasyonda 11+4 15 kişiydik, her nekadar yan yana olmasakta biz 5 kişi sizin organizasyonunuzun katılımcısıydık ,(hız kesmemek için size katılmadık ama biz daha hızlı çıktık) hedefi 5 kişi eksikle yakalamışız , Neslihan ve Murat orgnizasyon için teşekkürler
not: Büyükşehir Belediyesi sesimi duyan varmı ben madalyamı istiyorummmmmm