Çiçekler Şehri Floransa

Çiçekler Şehri FloransaFloransa İtalya’nın Toscana bölgesinin en büyük şehri.

Toscana bölgesi Karadeniz gibi yemyeşil tepelerin olduğu, bitki örtüsünce zengin bir bölge.

Ayrıca Floransa’nın hemen yanında akan Arno nehri yüzyıllardır Floransa’yı çiçek yetiştiriciliği konusunda önde gelen bir şehir haline getirmiştir.

Roma imparatorluğu zamanında Roma’ya imparatorlara burada yetiştirilen çiçekler gönderiliyordu.

Mayıs ayında şehri ziyaret ettiğinizde havadaki polenleri ve çiçek kokularını gayet rahat bir şekilde hissedebiliyorsunuz.

Floransa gezimize Michelangelo tepesinden şehrin panoramik görüntüsünü kameralarımıza ve hafızalarımıza kayıt ederek başladık. Floransa Leonardo, Dante,  Donetollo,  Michelangelo vb. birçok ilim ve sanat adamını yetiştiren rönesansın beşiği şehir. Bundaki en büyük pay ise yüzyıllar boyunca şehri yöneten Medici ailesinin bilim ve sanata verdiği önemden kaynaklanıyor. Medici ailesi bilim ve sanat konusunda her türlü maddi ve manevi desteği vererek, rönesansın gelişip dünya tarihinin farklı bir şekilde yazılmasına ön ayak olmuş.

Şehirde her adımda ayrı bir sanat eseri fışkırıyor. Santa Maria del Fiore (çiçekli Meryem kilisesi) ve hemen karsısındaki som altından yapılmış kapısıyla vaftiz hane şehirdeki görülmeye değer eşsiz eserlerden sadece birkaçı.

Şehrin merkezinde her gün kurulan bir pazar yeri var. Burada daha çok deri ve tekstil mamulleri satılıyor. Zaten Floransa da dericiliği ile ünlüymüş. Buradaki esnaftan hediyelik bir şeyler alabilirsiniz. Pazaryerindeki Bangladeşli, Hintli, Pakistanlı esmer kardeşlerimiz pazarlığa açıklar. Pazarlık yapmadan alışveriş yapmayınız.

Şehirde acıktığınızda Bistecca alla Fiorentina (floransa usülü dana bifteği ) yemenizi öneririm. Yalnız sizleri baştan uyarayım minimum porsiyon büyüklüğü 600 gr ve en iyi pişmiş bifteğin bile içi kırmızı. Biftekle arası iyi olmayanlar için önerim Fettucini Alfredo. Yemeğin yanında Toscana bölgesinin meşhur Chianti şaraplarından bir tanesini denemeyi ihmal etmeyin. İki kişilik böyle bir menü için cebinizden çıkacak para yaklaşık olarak 45 euro.

Rönesans’ın beşiği olan bu şehrin her bir taşını anlatmaya kalkarsak yıl boyunca başka yazı yazamayız. En iyisi gidip şehri yerinde görmek. Bu günkü yazımıza rehberimiz Burak beyin Michelangelo ile ilgili olarak bizlere anlattığı web te bulunanlardan farklı masalsı bir hikaye anlatımı ile son verelim.

Michelangelo, çok küçük yaşta annesini kaybetmiş, Babası başka bir kadınla evlendikten sonra yeni annesi Michelangelo’ya çok kötü davranmaya başlamış. Bunun üzerine babası Michelangelo’yu Floransa daki yetimhaneye bırakmış. Michelangelo yetimhanede yerde bulduğu taşlara elindeki çivilerle rahibelerin heykellerini kazıyarak mesleğe ilk adımlarını atar. Bunu fark eden rahibeler Michelangelo’yu. Kendini geliştirmesi için o dönemin en ünlü taş ustası olan Domenico Ghirlandaio’nun yanına öğrenci olarak verirler. Bertoldo di Giovanni’nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada muhteşem Lorenzo olarak tanınan Lorenzo de’ Medici ile tanışır. Medici ailesi tarihi boyunca 3 tane papa çıkartmıştır. Bunlardan birincisi de Lorenzo de’Medici nin oğlu olan X. Leo ismi ile tanınan Giovanni de’ Medici dir.

Michalengelo bu ilişkileri sayesinde kısa sürede Vatikan için işler yapmaya başlar. Papa Michalengelo’ya üç adet heykel siparişi verir. Bunlar sırasıyla Pietà, (kucağında ölü İsa Mesih’i tutan Meryem Ana heykelidir.), Davut, ve Musanın Hükmü heykelleridir.

Michalengelo Pietà heykelini tamamlayıpPapa’nın ikinci siparişi olan Davut heykelinin mermer taşını çıkartmak için Floransa’ya geri döndüğündearadan geçen zamanda gençlik aşkı biricik sevgilisi Davidia’nın evlendiğini öğrenir. Michalengelo’nun eski sevgilisi bir kadınla evlenmiş bu evliliğinden bir de çocuğu olmuştur. Michalengelo şehre geldiğinde bu durumu arkadaşları Michalengelo’ya yetiştirirler. Bu arada tüm Rönesans sanatçıları gibi Michalengelo’nun da Cemil İpekçi, Fatih Ürek’le benzer tercihlere sahip olduğunu detaylı olarak belirtmem gereksiz.

Michalengelo Davidia ile senyörler meydanında karşılaşır, durumu bir de onun ağzından dinler. Bunun üzerine Michalengelo Davidia’ya;

“Ben senin vücudunu bir daha göremeyecek miyim?” diye sorar.

Davidia artık evlendiğini karısına ait olduğunu bir daha birlikte olamayacaklarını lisanı münasiple anlatır.

Bunun üzerine Michalengelo eğer ben senin vücudunu bir daha göremeyeceksem, dünya döndükçe bütün alem senin vücudunun tüm hatlarını detaylı olarak bilecek der, ve o gün Davut(David) heykelini yapmaya karar verir.

Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dâhi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek, yardımcısız bir şekilde, çoğu zaman geceli gündüzlü çalışarak Rönesans sanatının harikalarından biri olarak kabul edilen David’i yaratır.

Bu heykel sanat tarihinin gelmiş geçmiş en iyi insan vücudu heykeli olarak tanımlanmaktadır. Papa’ya heykelin mükemmel bir şekilde bitirildiği haber verildiğinde sadece küçük bir sorun vardır. O da heykel tamamen çıplaktır. Papa gözüm görmesin imha edilsin der, fakat sanatçıya ve eserine Medici ailesi sahip çıkar heykeli Floransa’nın sinyörler meydanına baş köşeye diker.

Bugün heykelin aslı Floransada sanat müzesinde. Biz şehre adım attığımızda müzenin kapısında stata giriş kuyruğundan beter bir kuyruk vardı, insanlar birbiri ile sıra kavgası yapıyordu. Bizde heykelin orijinalini olmasa da orijinal yerine yerleştirilmiş bire bir replikasını süperaktif okuyucuları için fotoğrafladık.

Ertesi gün şehirden ayrılıp Arno nehri boyunca Pisa’ya doğru ilerlerken arkamızda bıraktığımız şehir rönesansın eşsiz mimarisiyle

Çiçekler Şehri Floransa

Yarın: Tepsinizi İşlemeye Başladınız mı?