Posted in Kitap on 04/11/2012 08:35 am by Özlem Koç
Son okuduğum kitap olan ‘Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ Şemsettin Sami tarafından yazılmış ve kitap olarak ilk basımı 1875 tarihinde gerçekleşmiştir.
Kitabın en büyük özelliği batılı anlamda yazılan ilk Türk Romanı olmasıdır.
Kendisinin Batı edebiyatındaki benzeşi ise 1605-1615 yılları arasında yazılan Don Kişot’tur.
Kitap zamanı Tanzimat dönemidir, konu olarak her ne kadar iki genç arasındaki aşkı anlatıyor gibi gözükse de, dönemin toplumunda kadın erkek ilişkisi ve her iki cinsin toplumdaki yerleri anlatmaktadır.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 04/09/2012 08:35 am by Neslihan Zaralı
Yaklaşık 2 sene önce duyduğum ve okuduğum bir kitabı sizinle de paylaşmak isterim.
Yaş ilerledikçe, sağlıklı yaşam, kaliteli uyku, egzersiz, genç kalma, genç görünme konuları ile daha bir ilgili oldum.İlk duyduğumda adı çok ilgimi çekmişti .
“Tibet’in Gençlik Pınarı” (kitabın orijinal adı: Ancient Secret of the Fountain of Youth )
Gençlik pınarını bir iksir olarak alıp hep genç kalmayı çok isterim :) ama bu mümkün değilse o zaman kendim bari iksirimi yapayım :) Kitapta bu konuda oldukça güzel bir anlatım var.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap, Müzik on 03/09/2012 08:35 am by Süper Aktif
Efsanevi rock grubu The Rolling Stones, sahneye ilk çıktığından bu yana tam 50 yıl geçti. Grup üyeleri, 50’nci yılını yeni bir kitap çıkararak kutlayacağını açıkladı.
“The Rolling Stones: 50” adını taşıyan kitap, 12 Temmuz’da, grubun 1962 yılında Londra’daki Marquee Klüp’te ilk sahneye çıktıkları tarihte raflardaki yerini alacak.
Thames & Hudson tarafından yayımlanacak olan kitap, grubun 50′nci yıl kutlamalarının bir parçasını oluşturuyor. Otobiyografik kitapta, grup üyelerinin daha önce hiç yayımlanmamış fotoğrafları da yer alıyor.
Ancak The Rolling Stones hayranları, 50′nci yılda gruptan daha farklı bir beklenti içerisinde. Grubun hayranları, yeni bir dünya turu düzenlenmesini talep ediyor. Bazı grup üyeleri, bir konser turu düzenlemelerinin mümkün olduğunu belirtse de henüz resmî bir açıklama yapılmadı.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 03/05/2012 08:35 am by Murat Zaralı
Annemim yıllardır beylik lafıdır, ne zaman memlekette birşeyler ters gitse “Ah Atam gelsen de görsen memleket ne halde, gelsende kurtarsan memleketi” der.
Turgut Özakman sağolsun, annemi ve onun gibi düşünen milyonlarca insanı düşünmüş bu güzel eseri kaleme almış.
Kitabı okuyunca insan düşünmeden edemiyor, acaba geri gelseydi ne olurdu?
Neyse biz kitaptan bahsedelim biraz;
19 Mayıs 1999 tarihinde Atatürk yakın arkadaşlarıyla beraber Samsun’a tekrar ayak basar ve hikaye başlar;
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 03/01/2012 08:35 am by Meryem Kadıoğlu
Küçükken okuduğumuz çocuk kitaplarının tarzında ama yetişkinler için olanı. Her bölümden sonra seçeneklerle hayatına yön vermeni, bu sayede de kitabı tekrar tekrar baştan okumanı isteyen bir kitap. Kitabın kalın olduğuna bakmayın her elinize aldığınızda kısa sürede birden fazla hayat okuyabiliyorsunuz, sıkmıyor. Yalnız söylemem gereken en önemli şeyi şu an keşfettim; kitabın başkahramanı yani ‘siz’ bir kadınsınız, kitabı okumayı düşünen erkekler varsa diye söylüyorum.
Tavsiyem; ilk okuyuşunuzda kendi hayatınıza benzetmeye çalışarak seçenekleri takip etmenizdir, eğer benim gibi işsizseniz ve sonunuz kitapta iyi bitiyorsa moral verebiliyor (sonunuz kötü biterse benden bilmeyin). Ben baya maddi sıkıntılar, hastalıklar atlattıktan sonra çok zengin çoluk çocuk ve torunlar içinde yaşarken, 107 yaşında bir parça mangonun boğazıma takılmasıyla hayata göz yumdum! (Diğer kötü sonları okuyunca bu ölüm gayet hoş geliyor)
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 02/22/2012 08:35 am by Meryem Kadıoğlu
Bu kitabı, “2011 yılının kitabı” seçildiği için aldığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz tamamen yazarı başka biriyle karıştırmış olmamdır sebep. Şu aralar doğru yolu bulup karıştırdığım diğer yazarıda okuyorum.
Son zamanlarda Türk yazarlara ağırlık vermemin boşuna olmadığını gösterdi bana bu kitap, iyi de oldu. Romanda iki başrol var, ikisinin de adı “Derda”, ikisinin hayatını ayrı ayrı okuyorsunuz ama ikisinin hayatında da ortak insanlar, tesadüfler var. İkisi de çok zor hayatlar yaşıyor (cinayet, uyuşturucu, porno, küçük yaşta evlendirme, hırsızlık… Ne ararsan var) ama birisinin hayatı mutlu sonla bitince diğeri için düşünmeye başladım herkes mutlu sona sahip olamıyor, yazar bu kadar gerçekçi ve cesur yazdığına göre diğerine mutlu son vermeyecektir. Tahminlerim tuttu mu peki? Onu kendiniz okuyup görmelisiniz…
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap, Sağlık on 02/15/2012 08:35 am by Meryem Kadıoğlu
Kitabın isminden ve kapağından dolayı her yeni gün piyasaya çıkan diyet kitaplarından sanabilirsiniz. Bu kitabı bana diyetisyenim hediye etmeseydi bende öyle düşünüp elimi bile sürmezdim. Psikolog olan yazarımız; yeme bozukluklarının nasıl oluştuğunu, bu hastalıkların belirtilerini ve nasıl çözümleyebileceğimiz hakkında bilgiler vermiş.
İnsan psikolojisine eskiden beri merak duyarım fakat bu sefer ki benim için farklı alanıydı. Ne tarz bir yeme alışkanlığınız olduğunu biliyor musunuz? Kitapta anlatılanlardan kendinizi bulabileceğiniz gibi, içindeki testleri çözerek net bir şekilde yardıma ihtiyacınız olup olmadığını da belirleyebiliyorsunuz. Benim ilgimi çeken bir diğer kısımda anoreksiya, bulimiya ve obezite hastalarının nasıl düşündüğünü, nasıl sonuçlarla karşılaşabileceğini akıcı, sohbet eder bir dille anlatmış. Her hastalık için, o hastalıkla savaşan insanların anlattıkları da çok çarpıcı.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 02/03/2012 08:35 am by Meryem Kadıoğlu
Uzun süre sonra okumayı özlediğim tarzda, zevk aldığım bir kitaptı. Genelde polisiye kitaplardan sadece favori yazarlarımın yeni kitaplarını ya da en çok satan listesine girerek beni kandıranlarını satın alırım ama bu sefer kitap beni buldu bende kıramadım okudum kendisini. Pişman mıyım? Asla! Sanırım bugünden itibaren polisiye romanlarda Fransız yazarların kalemine daha çok güveniyorum.
Okuduğum kitapların konusunu kendi cümlelerimle yazmaktan genelde korkarım. Fazla ayrıntıda boğulmadan kitabın sürprizini kaçırmadan konusundan bahsetmem gerekirse; ismi Alex olan sıradan bir kadının kaçırılma olayıyla ilgilenen polis zamana karşı yarışırken hem kaçıranın hem de kaçırılanın karmaşık geçmişleriyle yüz yüze gelir. Kitapta neyi beğendiğime gelirsek;
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 02/01/2012 08:35 am by Özlem Koç
Ocak ayının da bittiği ve bir ayı daha tükettiğimiz bugünlerde , bu ay okuduğum son kitap olan Siyah Lale isimli kitaptan bahsetmek istedim.
17 yy Hollandasında Lale yetiştirme tutkusu ile birlikte aşk ve insan hırslarının konu alındığı okuması zevkli bir kitap.
Hapishanede yetiştirilen ve uğruna bir çok şeye katlanılan siyah lale ile kitabın, bana izlemekten zevk aldığım Alcatraz Kuşcusu filmini anımsattığını söylemeden geçemeyeceğim. Tarih itibari ile düşünürsek aslında kitap Alcatraz Kuşcusundan neredeyse bir kaç yüzyıl kadar eski yani kitabın film ile değil, filmin kitap ile bağlantısı olabilir ancak .
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 01/31/2012 08:35 am by Murat Tunçer
Yaklaşık 20 yıl kadar önce ilk kez Apple ürünleri ile tanıştım. Amerika’da gittiğim lisede bilgi teknolojileri sınıfında APPLE II kullanımı konusunda bir dönem derslere katılmıştım. Ayrıca o dönemde Macintosh bilgisayarları da okulun kütüphanesinde kullandım. Kullandığım dönemde okul laboratuvarındaki APPLE ürünü bilgisayarlar 8 – 10 yaşında olmasına rağmen döneminin tüm IBM tabanlı kişisel bilgisayarlarına göre çok daha ileri özellikler sahiptiler.
Bir sonraki APPLE kullanımım ise üniversitede bilgisayar kulübünde iken oldu. O zaman bilgisayar kulübünde daha ileri seviyede bir Macintosh bilgisayarı vardı. Bu dönemde bilgisayarın dışı ve özellikleri haricinde içini de inceleme şansım oldu. Bilgisayarın içi de dışı gibi çok muntazamdı çünkü yaratıcısı güzel bir dolabın kapağı kadar arkasında kullanılan malzemenin ve işçiliğinin de mükemmel olması gerektiği fikrini ısrarla savunuyordu. APPLE ürünleri gerek eşsiz tasarımlarıyla gerekse kullanım kolaylığı sağlamasıyla çağdaşı tüm IBM tabanlı kişisel bilgisayarlardan çok daha ilerideydi.
Read the rest of this entry »