Archive for August, 2010

Fısıltıyı Dinle… veya Taşı Bekle

Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.

Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu : Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu ?
Read the rest of this entry »

 

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Bir ramazan ayına daha ulaştık.

Hepinize güzel bir ramazan ayı diliyorum.

Bugün daha ilk gün o yüzden nerde o eski ramazanlar gibi uzun bir yazı yazmıyorum :) ama bu yazmayacağım anlamına gelmiyor tabiki :p

 

İş Hayatınızdaki Sorunları Sevdiklerinize Hissettirmeyin

Size çok garip gelebilir belki ama ben bunu askerliğimi yaparken öğrendim.

Bir komutanımız bize “Çocuklar bunu size bir komutan olarak değil bir abi tavsiyesi olarak söylüyorum, siz siz olun iş yerinde yaşadığınız şeyleri çıkarken burada bırakın sakın ha eve beraberinizde götürmeyin” dedi.

Ben ilk önce bu tavsiyeyi bir güvenlik uyarısı gibi algıladım tabi. Ama komutanımız konuşmasına devam etti “Hergün evine döndüğünde iş yerindeki sıkıntılarından, patronunun ona nasıl kötü davrandığından yada kendisine ne kadar çok iş yüklendiğinden bahseden bir bir kişi hakkında eşi yada çocukları, benim eşim/annem/babam ne kadar başarız ne kadar yeteneksiz diye düşüneceklerdir, bundan başka da bir işe yaramaz anlattıklarınız, düşünsenize sizin bu anlattıklarınız onların etki alanının ne kadar dışında. Sırf kendini deşarj etmek için, onların hiçbirşey yapamayacağını bile bile bütün o sıkıntıları anlatarak onlara aktarıp rahatlayan sonra onları da en az kendi kadar gerdikten sonra koltuğuna uzanıp rahat rahat bir diziyi yada maçı izlemeye koyulan bir insan nasıl bir insandır sizce?”.
Read the rest of this entry »

 

Dünya’nın En Mutlu Ülkeleri

Bundan kısa bir süre önce Butan (ing. Bhutan) diye bir ülke ile ilgili bir haber okumuştum. O güne kadar bu ülke hakkında hiçbirşey duymamıştım buna isimleri de dahil.

Ülkenin çok güzel bir sözü var, diyorlar ki: Bizler için gayri safi milli hasıladansa gayri safi milli mutluluk önemli.

Burayı gezen Niyazi Savaşan’ın yorumları şöyle “Ülkeye girince sanki Alis Harikalar Diyarında masalına girmiş gibi oluyorsunuz. Kıyafetler ve evler değişik, bizim için geçmişte kalan şeyler burada hala var. Orada bulunduğum sürece gülmeyen insan görmedim.” (bkz. Bu ülke için gayri safi milli mutluluk önemli)

Gallup dünya çapında 155 ülkede bir araştırma yapmış Butan’a vize alamadıklarından mı nedendir bilinmez 155 ülke arasında Butan yok :)

Gallup’a göre dünyanın en mutlu insanları İskandinav ülkelerinde yaşıyor. (bkz. Table: The World’s Happiest Countries)

Read the rest of this entry »

 

Çikolatalı Fincan Keki

Henüz denemediğim bir tarif ama çok güzel görünüyordu sizlerle de paylaşmak istedim.

Bu hafta mutlaka deneyeceğim. Yorumlarımı yazarım.

Malzemeler:
100 gr. krem peynir • 1 paket şekerli vanilin • 25 gr. pudra şekeri • 30 ml. süt • 200 gr. bitter çikolata • 3 adet yumurta • 150 gr. şeker • 10 gr. espresso • 100 gr. un • 150 ml. krema • 30 gr. öğütülmüş fındık • 100 gr. beyaz çikolata • Tuz

Yapılışı:

• Krem peynir, şekerli vanilin, pudra şekeri ve sütü çırpıp buzdolabında bekletin. 100 gr. bitter çikolatayı ince kıyın. Isıya dayanıklı 8 adet kahve fincanının içini yağlayıp, fırın tepsisine dizin.

• Yumurtaları bir tutam tuz ve şeker ile çırpın. Un, espresso, krema, kıyılmış çikolata ve fındığı yumurtaya ilave edip karışımı fincanlara doldurun. 200°C’de ısıtılmış fırının alttan 2. rafında 20 dakika pişirin. Soğuduktan sonra kekleri fincanlardan çıkartın, fırın kağıdı serili tepsiye yağlı düz tarafları üste gelecek şekilde yerleştirin.

• Kalan çikolatayı benmari usulü eritip keklerin üzerine paylaştırın.

• Beyaz çikolatayı ince rendeleyin. Keklerin üzerine bir parça peynirli karışım ile birlikte koyup servis yapın.

Hem sunumu hem de lezzeti ile fark yaratan fincan kekinin üstüne rende Hindistancevizi de serpebilirsiniz.

 

Bardağı Yere Bırakın Bugün

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.

Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu.

-”Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
-50 gr!’ …’100 gr!’ …’125 gr’..diye öğrenciler yanıtladı.
-”Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem, ” dedi profesör, “ama benim sorum şu ki :”Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”
-’Hiçbir şey’ diye yanıtladı öğrenciler.
-”Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu profesör bu kez.
-”Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı
-”Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?”
-”Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”.

Read the rest of this entry »

 

Sosyal Ağlar Herkesi Geçti

Sosyal ağların popülerliğinin artması insanların İnternet alışkanlıklarını da değiştiriyor. Yapılan bir araştırmada, insanların eskiden İnternet’e girdiklerinde e-postalarını kontrol ettikleri, spor ve haber sitelerine girdikleri belirtilirken artık bu durumun değiştiği ortaya kondu.

Sosyal Ağlar Rakipsiz

Nielsen’in yaptığı çalışmada, kullanıcıların İnternet üzerinde geçirdikleri vaktin yüzde 23′ünü Twitter ve Facebook gibi sosyal ağ sitelerinde geçirdikleri ortaya çıktı.

Nielsen’in belirlediği kategoriler arasında en büyük artışı da sosyal ağlar yakaladı. Sosyal ağlarda geçirilen zamanın oranı geçen sene yüzde 16′ydı.

Read the rest of this entry »

 

Kırık Kanepedeki Huzur

Mut’un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir karı kocayı gördüm.. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar… İyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kırık olduğunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladım.. Yüzlerinde bir tebessüm vardı..

Read the rest of this entry »

 

Life Coach

Geçen gün Hürriyet’te bi abla gördüm… Rebekah Vanderberg… Kendisi “life coach”muş… Mesleği bu yani…

life = hayat , yaşam
coach = antrenör, özel hoca

Tam Türkçeye çevrilmiş bu title(!)ın anlamı: “yaşam koçluğu”dur…

Napar bu Life Coach’lar?
Kısaca tavsiyeleriyle kişinin hayatını düzene sokmasına yardımcı olmaya çalışan insan evladına yaşam koçu deriz. Aslında bu meslek Dünya’nın en dandirik mesleğidir. Bedavadan ve baya para kazanır bunlar. “Al ben yemedim, sen ye” hesabı… Güzel gaz verirler…

Buraya kadarkiler benim yorum ve açıklamalarım onlara göre şöyleymiş:

Read the rest of this entry »

 

Brokoli Dolu Mutheşem Patates

Yemek konularına meraklı olanlar bilir bu konuda belli başlı şefler vardır.

Benim favori şeflerimden biri de Tyler. Tyler’ın kendine ait bir yemek programı var Tyler’s Ultimate aslında çok enteresan bir program bu çünki Tyler bu programda genelde çok bilinen tarifleri alıp birkaç değişik ülke gezip buralardaki şeflerin sırlarını öğrenip sonra bu tarifi tüm o sırlarla yeniden yaratıyor. Tabi ki yeni tarif mükemmel oluyor.

Geçenlerde yaptığı bir tarifi ben de birkaç kez 5-10 kişilik arkadaş gruplarıma pişirip süper övgüler aldım. Şimdi bu tarifi sizlerle paylaşacağım.

Aslında bu bir tamamlayıcı yemek. Ama inanın bana bu yemeği ne zaman pişirsem hep ana yemek ki balık yada biftek olur bu ana yemek, yenmeyip kalır herkes bunu yer ve daha varmı diye sorar. Bu kadar iddialı bir tarif :)

Read the rest of this entry »