Posted in Gündem on 08/30/2010 10:55 am by Murat Zaralı
Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz…
Bu aklımızdan hiç çıkarmamız gereken yegane sözüdür büyük Atamın.
Bu sözü unutturmak istesenizde, bu söz bir kez söylenmiştir artık, o yüzden bu ülkenin üzerinde değişik emeli olan herkes şunu bilsinki; dünya durdukça, bu toprakları ıslatacak kanı olan birileri hep dikilecek karşınıza.
Uzun uzadıya birşeyler yazmak yerine bu günün anlam ve önemini bu işin mimarının ağzından dinlemek daha manalı olur diye düşündüm. Nutuk’un tamamını okumadıysanızda aşağıdaki kısmı okuyun derim.
NUTUK’TA 30 AĞUSTOS
Büyük Taarruz’un mimarı Atatürk, Büyük Nutku’nda 30 Ağustos’u şöyle anlattı:
…Efendiler, 26/27 Ağustos günlerinde, yani iki gün içinde, düşmanın Karahisar’ın güneyinde 50 ve doğusunda 20,30 kilometre uzunluğundaki müstahkem cephelerini düşürdük. Yenilen düşman ordusunun bütün kuvvetlerini, 30 Ağustos’a kadar Aslıhanlar yöresinde kuşattık. 30 Ağustosta yaptığımız savaş sonunda düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. Düşman ordusunun başkomutanlığını yapan General Trikopis de esirler arasına girdi. Demek ki, tasarladığımız kesin sonuç, beş günde alınmış oldu. 31 Ağustos 1922 günü ordularımız ana kuvvetleriyle İzmir’e doğru yol alırken diğer birlikleriyle de düşmanın Eskişehir’in kuzeyinde bulunan kuvvetlerini yenmek üzere ilerliyorlardı.
Read the rest of this entry »
Posted in Yeme İçme on 08/28/2010 04:46 pm by Murat Zaralı
İtalya’da aperatif olarak ya da hafif bir akşam yemeği için sofra şarabı ile son derece uyumlu bir birlikteliği olduğu için tercih edilebilen bir atıştırmalık bruschetta.
Ekmek dilimlerinin üzerine çeşitli malzemelerle hazırlanan ve yapımı son derece kolay bir aperatif.
Klasik bruschetta için mevsiminde ve lezzetli domatesler, taze fesleğen, kaliteli bir zeytinyağı ve köy ekmeği yeterli.
Read the rest of this entry »
Posted in Hayat on 08/25/2010 08:57 am by Murat Zaralı
Çocuğumuz düşüp kafasını masaya çarpınca biz hemen masayı döveriz, “eh masa ehhhh sen niye orada duruyorsun!” diye, çocuk masa orada durmasa kafasını çarpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptığı her hatayı yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur. Malum…
Kızının mezuniyetini izlemek için Balıkesir’den Erzurum’a gelen başörtülü anne, tören salonuna alınmamıştı. Vicdanı olan herkesin yüreğini cız eden bu olayın sorumlusu kimmiş? Kapıcı.. Şimdi oldu işte…
Kara Kuvvetleri Komutanı “Rektör iyi çocuktur, yapmaz öyle şey” falan demeye getirmişti. YÖK Başkanı da, “Rektörün haberi yokmuş” dedi, çıktı işin işinden… Kimmiş suçlusu? Kapıcı.
Read the rest of this entry »
Posted in Yeme İçme on 08/22/2010 10:37 am by Murat Zaralı
Geçen hafta Peynirli Roka Salatası tarifini sizlerle paylaşmıştım. Bugün de zeytinli salata tarifimiz var.
Bu aralar bir sağlıklı besleniyorum inanamazsınız :)
Bakalım bu salatayı beğenecek misiniz?
Yapan arkadaşların yorumlarını merakla bekliyorum.
Read the rest of this entry »
Posted in Gündem, Spor on 08/19/2010 10:28 am by Murat Zaralı
Birkaç gündür Digiturk ile Kanaltürk arasında kıyametler kopuyor. Konu çok ilginç aslında.
Kanaltürk haftasonu oynanan ve canlı-cansız tüm yayın haklarına Digiturk’un sahip olduğu maçların görüntülerini Digiturk’e para ödeyerek satın almak yerine muhteşem bir zeka örneği göstererek görüntüleri animasyon(?) haline getirerek kullanıyormuş.
Digiturk’ten kovulan Erman Toroğlu’nu kadrosuna katan Kanaltürk Telegol ve Son Kale adlı programlarında bu görüntüleri yayınlayınca da Digiturk ile aralarında atışma başlamış.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap, Sinema on 08/18/2010 09:35 pm by Murat Zaralı
Bazen isyan ederiz ya, hayat çok zor gelir ya. Öyle zamanlarda Sol Ayağım adlı kitabı okuyanların yada aynı adlı filmi izleyenlerin aklına birden Christy Brown gelir.
Yanlış anlaşılmasın, bu haline şükret başına geleni kabullen söylemi değil tam tersi bugüne kadar duyup duyabileceğiniz en büyük mücadelenin anlatımı*.
Christy Brown’ın kendi hayat hikayesini sol ayağını kullanarak yazdığı hikayesini okuyanlar o isyan anlarında silkelenir ve kendine gelir, “Bunlar ne ki bana sinek vızıltısı” diyerek hayata daha bir sıkı sarılır, mücadelelerini daha bir şevkle yaparlar.
Bu kitabı okumadıysanız hemen şimdi kalkın gidip bir tane alın ve hemen okumaya başlayın derim. Filmini sonra izleseniz de olur, tembellik yok okumak inanın daha güzel. Read the rest of this entry »
Posted in Gündem on 08/17/2010 10:34 am by Murat Zaralı
Marmara depreminin üzerinden tam 11 yıl geçti…
Bugün 17 Ağustos depreminin 11. yıldönümü. Saatler 03.02′yi gösterdiğinde yine anma törenleri vardı.
Saat yine 3.02′yi gösteriyordu. 11 yıl önce 7.4′lük depremle yitip giden canlar anıldı, Gölcük’te, Yalova’da, İzmit’te ve Adapazarı’nda…
Gölcük, depremin merkez üssü. Deprem sahil şeridinin bir kısmını denize aldı. Depremde ölenler sahildeki anıtta anıldı.
Hayatını kaybedenler anısına denize çiçek atıldı.
Read the rest of this entry »
Posted in Sinema on 08/14/2010 01:54 pm by Murat Zaralı
Çocukluğumun ilk oyunlarından biridir aslında Prince of Persia.
Bilgisayarların disklerinin bile bugünki bilgisayarların hafızasından daha az olduğu, ekranların siyah beyaz yada siyah yeşil yada balköpüğü renginde olduğu dönemlerdi. Bilgisayar laboratuvarında gizli gizli saatlerce oynardık. Oyunun yeni versiyonlarını hiç oynamadım ama o ilk versiyonu da aklımdan hiç çıkmadı.
Filmi sinemada izlemediğime hayıflandığımı söylemek isterim. Hele bazı sahnelerde sanki oyunu tekrar oynuyormuşum gibi sahneler gözümde canlandı.
Eğer hala izlemediyseniz tavsiye olunur.
Posted in Gündem on 08/13/2010 01:36 pm by Murat Zaralı
Online kariyer sitesi Monster’ın Türkiye ofisinin işe alımlarda ve iş başvurularında internetin ne kadar etkin kullanıldığını ortaya koyan ”Online İtibar Araştırması”na göre, işverenlerin % 64′ü, adayları değerlendirirken, online profillerini de göz önünde bulunduruyor.
Türkiye’nin önde gelen 155 şirketinin insan kaynakları yöneticisi ve 2 bin 100 adayla yapılan araştırmaya göre, işverenlerin adaylar hakkında bilgi almak için inceledikleri siteler arasında Google, Facebook, Linkedin ve Twitter yer alıyor. Bu gibi sitelerde profili bulunan adayların online itibarları işe alımlarda önemli etki yapıyor.
Sosyal mecranın önemine dikkat çeken Monster uzmanları, iş arayanlara şu tavsiyelerde bulunuyor:
- Google ve Yahoo gibi popüler arama motorlarına kendi adınızı aratın. Karşınıza, itibarınıza zarar verebilecek bilgiler çıkarsa, bilgilerin yer aldığı siteyle iletişime geçip kaldırılmasını sağlayın.
- Sosyal networking sitelerindeki profillerinizi, kişisel web sitenizi ve blogunuzu gözden geçirin.