Posted in Sinema on 07/31/2010 09:16 pm by Murat Zaralı
Aslında bu film eski bir yapımmış (2000 yapımı) ama ben televizyonda yeni denk geldim ve hoşuma gitti sizlerle de paylaşmak istedim.
Brezilya’da eşinin işlettiği restoranda tıkılıp kalan Isabella’nın filmin adını aldığı konudan dolayı :) Amerika’ya gelmesiyle başlayan öyle çok ahım şahım olmayan bir hikaye aslında.
Ama Isabella’nın Tutku Yemeği adlı bir yapımda yer alması ve burada yemek yapma ve bunu tutkuyla yapma kısımları filmi eğlenceli ve izlenebilir kılıyor.
İzleyecek daha iyi birşey yoksa izleyebilirsiniz.
Posted in Hayat on 07/30/2010 11:39 pm by Murat Zaralı
Uzun bir süredir itiraf.com‘u unutmuştum. Bir zamanlar ne kadar popülerdi, hatta gazeteler bile bu siteden alıntı yapardı.
Gerçi benim gibi birçok kişi unutmuş görünüyor, zira işyerinde aşağıdakilerden birkaçını paylaştığım arkadaşlarım “Ooo sen daha yeni mi gördün bunları, biz face’te çoktan okuduk” dediler :( Demek ki artık facebook’tan takip ediliyor bu tür mesajlar.
Ben de benim gibi henüz bunları facebook’ta görmemiş arkadaşlar için aşağıya ekliyorum o zaman :)
Özlem’e de bu güzel paylaşımı için teşekkür ediyorum.
İyi okumalar. Bakalım siz de benim kadar gülüp eğlenecekmisiniz.
Read the rest of this entry »
Posted in Gündem on 07/29/2010 01:12 pm by Kaan Çakar
İstanbul’da İETT otobüsleri günde 2 milyon 600 bin yolcu taşıyormuş. Günde oluşan yaklaşık ekonomi ise 3 milyon lirayı geçiyor. İşte bu ticaret zincirinin içinde İETT şoförleri de var.
Şoförlerden kiralanan akbil, acilen araca binmiş yada akbilinde para kalmamış kişiler için ilaçtır adeta.
İlk kez biletler 1 lira olduğunda şoförler tarafından devreye sokuldu. O zaman tam akbil 0,90 kuruş çekiyordu, şoförlerde bu hizmet karşılığında 1 lira alıyordu… Akbil basma olayı şoföre fazladan ve beleşten para kazandıran, insanların bilet almamasına, akbilini doldurmamasına, kısaca tembelliğe sevkeden, üstelik seferlerin gecikmesine, maazallah kazaya bile sebebiyet verebilcek bir uygulamadır…
Read the rest of this entry »
Posted in Sinema on 07/28/2010 10:35 pm by Ozan Uysal
Bu diziyi seyretmediyseniz, kendinizi yüksek bir yerden atın. Bir hastane dizisi bekliyorsanız o kadar yanılıyorsunuz ki…
House sadece bir doktor değil. Bir yaşam felsefesinin örneği.
Hepimiz hayattan bıktığımızda, insanlardan gıcık kaptığımızda, her şeyin canı cehenneme dediğimiz zamanlarda ortalığı kasıp kavurmak isteriz ya. Herkesin kafasına vurmak, sarsıp kendilerine getirmek. Öyle tatlı dille değil, dünyalarını bir anda alt üst ederek başlarına geçirircesine. House’ın felsefesi bu, normal yaşamı böyle.
Tabi seyretmesi güzel sadece. Çünkü yaşam zırhınızdaki en ufak çatlağı görecek ve oradan sızıp size yüzleşmek istemediğiniz her türlü duyguyu yaşatacak biri.
Read the rest of this entry »
Posted in Hayat on 07/27/2010 02:59 pm by Murat Zaralı
En son ne zaman bir uçan balona boynunuz kopana kadar bakıp kahkahalar atarak peşinden çığlık çığlığa koştunuz?
Peki bir deniz kabuğunu kulağınıza dayayıp duyduklarınızdan dolayı ne zaman gözleriniz çakmak çakmak oldu?
Ben unutmuşum :(
Ne zaman hatırladım biliyor musunuz?
Read the rest of this entry »
Posted in Spor on 07/26/2010 12:11 pm by Murat Zaralı
26 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında Enka Arena’da gerçekleşecek İstanbul Cup 2010′da elemeler haftasonu bitti ve ana tablo maçlarına bugün başlandı.
Çağla Büyükakçay, Pemra Özgen ve Başak Eraydın turnuvada üst sıralar için Türkiye adına mücadele verecek.
Karşılaşmanın biletleri Biletix’te satışa sunuldu.
Ana tablo biletlerinin 15 TL’den başlayan fiyatlarla satışa çıktığı turnuvada, geçtiğimiz yıllara göre yapılan düzenlemeyle fiyatlar 2006 yılındaki rakamlara çekildi. Turnuvanın kombine biletleri ise iki kategoride, 225 ve 145 TL’den satışa sunuldu.
Posted in Yeme İçme on 07/25/2010 09:33 pm by Murat Zaralı
Artık herkes öğrendi. Pazar günleri yeme içme ve dinlenme günü. (Pazar gününün yazılarının gecikmeli gelmesinin sebibe de bu :)
Bugün patatesi hep aynı şekilde pişirmekten sıkılanlar için, patates pişirmeye biraz eğlence katalım dedim.
Harika bir et yemeği, biftek ya da balığın yanına güzel gidecek bir tarif.
Umarım hoşunuza gider.
Read the rest of this entry »
Posted in Sinema on 07/24/2010 09:26 pm by Murat Zaralı
Haftasonu bu sıcakta evden dışarı çıkamıyorsanız, denize, havuza gitmek varken klimanın altından kıpırdamaya hiiiç haliniz yoksa. Kız arkadaşınızla beraber keyifli birşeyler izlemek istiyorsanız (istemiyorsunuz biliyorum ama ne yaparsınız) yada kız versiyonu: erkek arkadaşınızın dizine yatarak onu romantik komedi izlemeye mahkum etmek istiyorsanız (evet kesinlikle hayatta en çok istediğiniz şeylerden biri bu :p) tam da adından anlaşılacağı üzere tipik bir romantik komedi filmi.
Her ne kadar bu film için yerli Sex and the City yakıştırması yapılsada ben çok alaka göremedim. (Evet itiraf ediyorum onu da izledim :P) Düpe düz kanlı canlı Türk filmi olmuş. Belki karakterlerin takıldığı ve çalıştıkları mekanlardan dolayı biraz New York’ta mı yahu bunlar dedirtiyor ama, Yiğit’in (Gürgen Öz) filmde bir sahnesi var ki kesinlikle bir Türk filmi olduğunu hissediyorsunuz. :) Açıklamaya gerek görmüyorum bile izlediğiniz de evet Murat %100 burayı kastetmiş diyeceğiniz bir sahne.
Not: Filmin yanına çerez olarak bir atımlık cips öneriyorum :)
Posted in Gündem on 07/23/2010 09:36 pm by Murat Zaralı
Bu yazıya nasıl bir başlık koysam diye çok düşündüm en sonunda bir önceki hip-hop ile ilgili yazımdan da etkilenmiş olsam gerek böyle bir başlık çıktı ortaya. Başlıkları okuyup yazılarımı okumayan dostlar bu sefer konuyu anlamak için yazımın tamamını okumak zorunda kalabilir :p
Rusya Akkuyu’ya nükleer santral kurmak için gereken izni aldı.
Amerika kendi evinde 1970′lerden bu yana nükleer santral kurmuyor* ama Türkiye’ye nükleer santral kurma konusunda yardım etmeye çok istekli olduklarını söylüyor**, hatta bunu öyle bir yerde söylemişki haberin tamamını dikkatlice okuyun.
* (bkz. wikipedia: Obama yönetimi Georgia’da kurulacak Nükleer Santral için 8 milyar dolarlık kredi garantisini onayladı. Eğer proje gerçekleşirse bu 1970li yıllardan beri Amerikada kurulacak ilk nükleer santral olacak)[1]
** (bkz. Sabah Gazetesi: ABD’den Türk rüzgârına 1 milyar dolarlık kredi {yanlız başlıkla haber muhteşem uyumlu :) o yüzden adamların parayı neye verecekleri muallak}) [2]
Çevremdeki insanlar nükleer enerjinin sanıldığı kadar tehlikeli olmadığını, bunun kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Dinlerken kulaklarıma inanamıyorum.
Read the rest of this entry »
Posted in Müzik on 07/22/2010 11:28 pm by Murat Zaralı
Bir süredir yazacağım hep araya başka şeyler giriyor. Gün bugünmüş.
Türkçe Rap denince herkesin aklına benim gibi Cartel geliyordur eminim. Ancak geçenlerde CNN Türk tarafından hazırlanmış Türkçe Rap Belgeseli diye bir yapıma rastladım ve Türkçe Rap’in Cartel’den biraz öncesi olduğunu öğrendim.
İslamic Force grubu ve Killa Hakan’ın aslında bu işin öncüleri olduğunu ve bugün çokça tanınan Ceza ve Fuat gibi ünlülerin Killa Hakan ile aynı kökenlere sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Neyse uzatmıyım. Tarihçeyi merak edenler bu süper belgeseli aşağıdaki linklerden izleyebilir*.
Benim sizinle asıl paylaşmak istediğim son günlerde büyük bir keyifle dinlediğim birkaç parça.
Read the rest of this entry »