Posted in Gezi on 01/21/2009 09:59 am by Neslihan Zaralı
Stres… Hayatımızda hep stres var artık. İş stres, Trafik stres vs.vs.
Eskiden bir haftasonu aktivitesi yapmak istediğimde aklıma eğlence mekanlarından birine gitmek, sabaha kadar dans etmek gelirdi. Ama artık aradığım ve yapmak istediğim şey sessiz ve huzurlu bir yerde dinlenmek. Sakın bunun yaşımın ilerlemesinden dolayı olduğunu düşünmeyin, alakası yok. :) Başta söyledim gibi buna neden olan şey stres.
Çok yakın bir arkadaşımın tavsiye ettiği bir yeri sizinle paylaşmak istedim. Henüz gitmek kısmet olmadı, ama havaların güzel olduğu bir haftasonu mutlaka gideceğim.
O kadar güzel anlattık ki gitmiş kadar oldum ve paylaşmak istiyorum.
BAŞDEĞİRMEN ALABALIK TESİSLERİ – Karamürsel
Başdeğirmen yoğun şehir temposundan kurtulup doğayla başbaşa kalmak istediğinizde gidebileceğiniz bir yer. Herton yeşil ağaçlarla dolu dağların eteğinde, sessizlik ve dinginliği yaşamak için muhteşem bir yer.
Read the rest of this entry »
Posted in Sinema on 01/20/2009 11:24 am by Neslihan Zaralı
Eskiden Türk filmlerine karşı çok ön yargılı idim. İlla da amerikan filmi. Türk filmlerini seyretmeye başlamam Güle Güle filmi ile oldu. Ne kadaaarrrr güzel bir filmdi. Onla ilgili yorumlarımı ayrıca yazarım.
Ancak şimdi ki konumuz. MUTLULUK.
Çok çok çok güzel bir film. Tek kelimeyle muhteşem.
Filmi izlerken karakterler ve sözler öyle etkileyici ki , insanın içine içine işliyor.Filmi izlemeden önce konusu hakkında bilgiler edindiyseniz gene mi töre gibi klasik bir cümle kurabilir ve filmi izlemeyebilirsiniz
Eğer izlediyseniz eminim 2007 yılının en iyi türk filmlerinden birini izlediğinizi düşüneceksiniz.
Mutlaka izleyin.
Posted in Sinema on 01/19/2009 05:22 pm by Murat Zaralı
Şimdi başlığı ve film afişini görenler film hakkında yazacağımı, önereceğimi yada yereceğimi düşüneceklerdir. Hadi onları kırmıyım film hakkında iki laf edip asıl konuma ondan sonra geçeyim.
Mamma Mia! bir yunan adasına gelip yerleşmiş bir kadının kızının, düğününde babasını bulmaya çalışmasını anlatan 70 lerin ünlü grubu ABBA‘nın hit parçalarıyla dolu müzikal bir film.
Ama ben filmi izlerken aklıma üşüşen bambaşka bir konuyu paylaşacağım.
Bu filmin bütçesi 66 Milyon dolar.
Türkiye’nin 2009 Turizm Tanıtım Bütçesi 70 milyon dolar.
Diyeceksiniz Eeee. Diyeceğim şu; adamlar bir film çekmiş, film hiç birşey ama filmin geçtiği mekanlara aşık olmamak mümkün değil. Peki bizde böyle yerler yok mu? E vaaar.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 01/18/2009 09:43 am by Neslihan Zaralı

Polisiye roman sevenler için kesinlikle tavsiye edebileceğim muhteşem bir kitap.
Öyle akıcı ve sürükleyici ki sadece 4 günde bitirdim.
Üç arkadaşın Hikayesi. Tabi birde Beyoğlu hikayesi. Beyoğlu karmamaşı, arkadaşlık-dostluk ilişkileri, 3 farklı ve ortak hayatlar vs vs. Bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor. 3 arkadaşın arasına bir kadın sonra da bir cinayet giriyor. Soruşturmalar, sorular ve sırlar………
Okumayan varsa mutlak okusun sonuna çok şaşıracaksınız.
Posted in Sinema on 01/17/2009 08:22 pm by Murat Zaralı
Film benim tarafımdan sırf isminden dolayı gözardı edilmiş bir film oldu.
Kendi kendime sorup durdum acaba bu isim filmin gişesini nasıl etkiledi diye, yapımcılar bu ismi vermeseydik keşke diye pişman oldularmı diye.
Ama bu filme de başka ne isim verilebilirdi ki :))
İsmini bir yana bırakıp film hakkında bir iki kelime söyleyecek olursam bence gerçekten keyifle izlenecek sürükleyici güzel bir film.
Mutlaka izleyin derim. Benim gibi isminden dolayı önyargılarınız varsa mutlaka kırılacaktır.
Posted in Sinema on 01/16/2009 12:56 pm by Neslihan Zaralı
Sıkıcı bir haftasonu elimde kumanda oflanıp puflanarak kanalları gezerken bir kanalda bir filmin başladığını gördüm. Film, birkaç gün önce eşimin seyredip çok etkilendiği filmdi. O zaman çok fazla dikkat etmediğimden ve seyretmediğimden yeni de başlıyor olmasından dolayı hadi seyredeyim dedim.
Filmin adı “Conversations with God” – Tanrı ile sohbetler.
Neale Donald Walsch‘ın milyonlara ilham veren hayat hikayesini anlatan gerçekten olağanüstü etkileyici bir film. Konusundan çok kısa bahsedersem;
Neale Donald Walsch bir araba kazasında yaralanır ve işini kaybeder. Sonra evsiz kalır ve hayatta kalmak için mücadele etmeye başlar. Kaybettiği hayatını geri alabilmek için birşeyler yapmasını gerektiğini düşünerek , kafasındaki tüm soruları Tanrı’ya sorar. Aldığı cevaplarla kendine yepyeni bir hayat kurar ve bunu nasıl yaptığını milyonlarla paylaşır.
Seyrederken bana gözyaşı döktüren bu muhteşem filmi seyretmenizi tavsiye ederim.
Posted in Sinema on 01/15/2009 08:46 pm by Murat Zaralı
Ne yalan söyliyim Cem yılmazın ilk filmi olan G.O.R.A. yı ne zaman ki Show TV’deydi galiba yumurta kızarttıkları tüpün üstünde reklam vardı, ağlama sahnesinde selpak reklamı vardı işte o zaman izledim. Filmden çok reklamların filme monte edilmiş halinin beni eğlendirdiği dün gibi aklımda, ama helal olsun adamlara bak filmin konusunu sorsan hatırlamam ama selpak aklımdan çıkmamış.
Huymudur artık ne derseniz böyle yayına çıkmadan önce çok yaygarası kopan filmleri gıcıklığımdan sinemada izlemem. Hülya Avşar ile Kenan Işık’ın oynadığı Yeşil Işık filmi de öyle olmuştu mesela ilk aklıma gelenlerden; seviştiler mi sevişmediler mi derken güzelim film benden ambargoyu yemiş ancak televizyonda yayınlandığında “Tüh bak güzelim filme yazık etmişler reklam yapacaz derken” dedirtmişti.
Read the rest of this entry »
Posted in Kitap on 01/14/2009 05:07 pm by Murat Zaralı
Tarihi okul yıllarımda en sevmediğim dersler arasında sayabilirim ama insanın yaşı ilerledikçe hele bir de bizimki gibi hergün yeni olayların yaşandığı etrafında yeni savaşların olduğu bir coğrafyada yaşayınca siz kaçsanızda tarih sizin yakanızı bırakmaz.
Bende de aynen öyle oldu. Çevremizdeki büyüklerden sürekli sene bilmem kaç yine böyle böyle olmuştu şeklinde birçok hikaye dinledikten sonra Turgut Özakman sağolsun tarihi severek okuyabileceğim bir kitap yazarak imdadıma yetişti ama gel gör ki bu sefer de kitap o kadar sürükleyici ki yılların tarih açlığıyla koskoca kitabı 4 gün gibi benim için rekor sayılacak bir sürede okuyup bitirdim.
Ha diyeceksiniz öğrendinmi bari tarihini hayır sadece aslında ne kadar az şey bildiğimi ne kadar çok şeyin yanlış öğretildiğini ve öğrenilmesi gereken ne çok şey olduğunu farkettim diyebilirim.
Read the rest of this entry »
Posted in Sinema on 01/13/2009 06:59 pm by Murat Zaralı
Ne yalan söyleyeyim filmden bahsedildiğini çok duymuştum ama böyle bir film görmeyi beklemiyordum. Galiba biraz önyargılı davranmışım. Galiba herkes benim gibi bu konuda biraz önyargılı zira çok yakın bir arkadaşım biz filmi izlerken bize uğradı, filmin sadece sonunu gördü ve “Hadi canım bu filmi Mahsun Kırmızıgül mü yazıp yönetmiş. Katiyen inanmam. Tamam yönetmiştir İbrahim Tatlıses’te film yönetiyor ama böyle bir filmi yazdığına inanmam” dedi.
Bir hafta içinde iki defa beni şaşırtan Türk Filmi izlemek ilginç oldu. Aynı şekilde önyargılarım dolayısıyla sinemada oynadığı dönemde gitmediğim daha sonra TürkMAX’ta izlediğim diğer bir film de O.Çocukları idi.
Read the rest of this entry »